İnsanlardan nefret etme kararımın sebebi sensin. İnsanlardan iğreniyorum ama aralarından birine aşığım. Evet, onu kendimden, karanlığımdan çok seviyorum. Belki de beni sevmemesinin nedeni karanlıktan korkmasıdır. Acıyı da mutluluğu da karanlıkta tadıyorum. Sen güneşin ışınları arasında yüklüyorsun ben gecenin karanlığında atıyorum. Bu günlerce aylarca yıllarca böyle gidecek. Yaptığın herşey acı çekmeme sebep oluyor. Bak, belki de seninle basit hayalleri gerçekleştiremeyeceğim. Belki de hayalim olan topuklu ayakkabını damat ayakkabıma basmayacaksın. Belki ayağıma basarken çektiğim geçici acıdan zevk alan gülümsemene tanıklık edemeyeceğim. Belki de bugün büyük bir değişim gösteriyorum. Bunun da sebebi sensin.
Herkesin eğlenmek için harcadığı yaşımın bendeki katilisin. On yedi yıllık yaşamımın en büyük aşkı, en büyük mutluluğu, en büyük acısısın. Ben bunlara isyan etmem. Ben bunlara gülümserim. O kadar çok çekilecek acı var ki, sen bir tane gözyaşısın diğerleri bin.
Herşeyi sorguladım bugüne kadar. Sistemi, güneşi, uzayı, gezegeni, yeryüzünü, hayvanları, bitkileri ve seni.. Bir insanın yüzü nasıl bu kadar temiz olabilir? Bir insanın gözlerinde nasıl aşk barınabilir? Bir insan nasıl olur da mutlu ederken gözyaşı döktürebilir. Benim en zayıf noktam sensin. Bir insanın bir insana duyduğu şu aşka bakın (gzpzm)
Kimseye anlatmadığım belki de bir sürü hayalim var. Yazabilirim, herşeyi yazabilirim. Hakkında bilgi sahibi olmadığım bir konu hakkında saatlerce saçmalayabilirim. Kağıtlar isyan etmez. Yazabilirim ama konuşamam. Elveda yazabilirim mesela, ama diyemem. Dilim dönmez. Ya da o an aklıma gelmez. Bana bir soru sorulduğunda genellikle karşımdaki kişiyi bozma amacı güderim ama sana karşı nafile. Senin sorduğun soruda aşkım yatıyor. Sen soru sorunca beynimde bir sürü cevap oluşuyor. Sen de konuşamıyorsun ya ben bundan cesaret alıyorum. Sana tek nasihatım; karanlığı sev.
Gecenin siyahında gökyüzünün yaşlarının bedenimize her değişinde aşık olalım birbirimize. Saçlarının ıslaklığına aşık olayım, gözlerinin yağmur damlalarından korunmak amacıyla kısılmasına aşık olayım. Sen diğerleri gibi saçım bozuluyor yağmur da deme, çıkalım koşalım de. Buna aşık olayım. Entel olma, sevmem. Ne biliyim, klasik bir nesil kızı olma mesela. Sevmeyi bil. Sevgiyi hissettir. Sevginin çift taraflı olabilme olasılığını sende bulayım. İnsanları bana sevdir. Mesela hiç tanımadığımız, hiç gitmediğimiz bir şehre gidelim. Oranın da yağmurunda ıslanalım. Karanlıkta..
Biz ıslanırken ben insanları seveyim seninle birlikte. Mesela yolda yürürken mutluluktan hiç tanımadığım, bir sürü şey yaşamış bir amcayı öpeyim. Onun dertlerini yaşadıklarını dinleyelim birlikte. Klasikleşen sinema yerine, tanınmamış bir yazarın hayatını dinleyelim birlikte. Bir amcanın nasihatlerini dinleyelim. Küçük çaplı suç işleyelim, annelerimiz bize kızarken birbirimize göz ucuyla bakıp gülümseyelim. Sürekli şehir değiştirelim. Her şehrin sahiline bir iz bırakalım. Biz buradaydık yazalım mesela banklara. Her gittiğimiz yerde aynı pozda fotoğraf çekinelim. Yaz, kış, ilkbahar, sonbahar.. Mevsim farkı olmadan gezelim. Hiç kopmayalım birbirimizden. İnsanlar bizim görünmez bir iple birbirimize bağlı olduğumuzu düşünsün. Hakkımızda herkes övgüyle bahsetsin.. Bize imrensinler. Bunları duydukça, ya da okudukça sağa sola koşalım. Birbirimize öyle sıkı sarılalım ki, beni hiç bırakmayacağını hissediyim. Gözlerinde kaybolayım, beni uzaklara götür. Her zaman bana sadık kal. Ne olacaksa birlikte olsun istiyorum, bana güneşi sevdir.