Kayıt Ol
Oca 13, 2017
1660 Views
20 3

BAŞARAMAYACAKSINIZ…

Written by

Yeni Türkiye’nin adımları her yerden duyuluyor artık. Doğusundan-batısına, güneyinden-kuzeyine herkes bu şanlı yürüyüşün ayak seslerini duyuyor. Günlerdir yeni Türkiye’nin istikrarı için, mecliste hummalı bir çalışma. Vatandaşlar yeni anayasa haberi beklerken; alt yazıda şok bir son dakika. TBMM’de yapılan görüşmelerde arbede yaşanırken; Trabzon Mv. Muhammet Baltanın bacağından ısırıldığı ve Ankara Mv. Fatih Şahinin burnunun kırıldığı izleyicilere aktarılıyor.

Düşünülmesi gereken onlarca soru geliyor insanın aklına. Ortada bir gelecek söz konusu, ki her şey demokrasiye uygun. Hani şu sözde Cumhuriyetçilerin sözde koruyucuları var ya; hani şu “buraya Türkiye’nin geleceğine, parlamenter  sisteme sahip çıkmaya geldim diyenler var ya…”

Demokrasinin ne olduğunu anlamayan, kavrayamayan, koltuk derdinden başka dertleri olmayan, vatanına, milletine, bayrağına sahip çıkamayan; terör örgütleriyle miting düzenleyen, eşlerine teselli veren, Pkklıları savunması için avukatlarını gönderip de; bir hafta sonra şehitlerimizin arkasından timsah gözyaşları döken ana muhalefetin başkanı, vekilleri ve üyelerinin; ülkenin istikrara gitmesinden dolayı sevinçten kuduruyorlar herhalde ki, sağı solu ısırıp hırlıyorlar. Bu vakaya ancak bu kadar iyimser bakabiliyorum artık.

Bütün bu karşı çıkmaların derdini anlayamayanlar hala M. Kemalin ideolojisini savunduklarını, onun düşüncesini yaşattıklarını zannetmesi ne kadar acizce. Bu ülkenin derdini kendi meselesi haline getirmiş, gece-gündüz çalışan,çabalayan; İslamiyete bu kadar sahip çıkıp, mazlumların sesi olan Cumhurbaşkanıma, başkomutanıma Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a “diktatör” diyen zihniyetin, ne kadar demokratik olduğunu görebiliyoruz.

Bu aziz millet; yaptıklarınızı, yapacaklarınızı, yapılanları hiçbir zaman unutmadı, unutmayacak. Fatihayı Şeriflerle açtığımız nice kapıların ardında, dualarla yürüdük; ayakta durduk. Şimdi gerçekten memleket için canını dişine katanlarla ( Sayın Devlet Bahçeliyi ve ekibini de unutmayalım… ) koşuyoruz; büyümeye, gelişmeye, istikrara koşuyoruz. Yapılan onca komploya, boşa çıkan planlara, kahpece yapılan hainliklere rağmen; milletimizle istikrara gidiyoruz. Üstadın da söylediği gibi:

” Mehmed’im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir! ”                                     VESSELAM…

Ali ACAR

Latest posts by Ali ACAR (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.