Başlangıçlar güzeldi oysa ki biten şeylerden ziyade. Kışın arkasından gelen bahar gibi. Ağaçları tomurcuklandirip çiceklendiren başlangıçlar… Ve bir bitim bir yitim noktası varsa da bir şeylerin keskin olmalıydı ve kan tazyikli akmalıydı aksi takdirde yavaş kan dökmek 21. Yüzyılda bir insanlık dramiydi… Başlangıçlar heyacan vericiydi her şeye rağmen ama 21. Yüzyılda da insanlık kendi dramasinda bogulmayi seviyordu… Çünkü sahici bir sarsıntı sahte bir gerçeklikten daha kabul edilirdi…