Battaniye, uyku demektir. Bir battaniyenin altına girdiğinizde herşeyi unutabilirsiniz. Eğer bu battaniye çocukluğunuzdan bu yana kullandığınız battaniye ise daha çok şeyi yukarıda bırakırsınız, daha makbuldür.
Battaniyenin altına girdiniz mi uyuyacaksınız demektir. Uyku başlı başına her şeyden kaçış zaten, ama uyumadan önce bir kaç dakika düşünme fırsatınız olur. Karanlık içinde sadece sizin sığabileceğiniz kadar bir boşluk yaratır battaniye. Önce soğuktan ve gürültüden sonra da yukarıdaki her şeyden korunursunuz böylece. Hem sizi battaniyenin altında görenler, rahatsız da etmezler, ne büyük bir kaçıştır, kaçış ise ne büyük bir saltanat.
Soğuğu dışarıda bırakmak üzere battaniyenin altına girdiğinizde, muhasebe de başlar yavaştan. İşe yaramaz insanlardan kaçarsınız çok güzeldir, asla rahatsız etmezler sizi orada, gelip saçma sapan isteklerde bulunmazlar, boş laflar duymazsınız, üçüncü sınıf espriler kulağınıza ilişmez. Her şeyi bilen, yapmış başarmış, insanlar gelip akıl vermezler o zaman. Eleştirilmezsiniz, yargılanmazsınız. Sizi üzenler giremezler battaniyenizin altına, orada dokunamazlar yaralarınıza, istemediğiniz şeyleri söyleyemezler nasılsa. Tek kişiliktir çünkü battaniyenin altı. Kendinizden bile kaçabilirsiniz bir battaniyenin altında. O gün olanları, uyandıktan sonra olacakları düşünüp, acılardan, sıkıntılı işlerden kurtuluversiniz beş dakikalığına. En önemlisi, en güzeli de hatalarınızdan kaçarsınız. Hiçbir şeyi itiraf etmek zorunda değilsiniz kendinize, hataları kabullenmeye kalksanız bile yer yoktur zaten battaniyenin altında. O sabah sinirle söyledikleriniz, kalbini kırdığınız insanlar da yukarıda kalırlar. Rahat bırakırlar.
Hele bir de çocukluğunuzdan kalma bir battaniyenin altındaysanız, daha çok şeyi bırakırsınız yukarıda. Bütün bir hayatınızı geride bıraktığınızı düşünebilirsiniz mesela. Yeni bir hayata başlamış gibi hissedebilirsiniz uyanınca.
Kısaca; hayat çok güzeldir battaniyenin altında, ama sadece beş dakikalığına.