Özlüyorsun, bazen deli gibi özlüyorsun. Yanında istiyorsun. Yanında olsun, uzun uzun onu izle, yüzüne dokun, elini tut, sımsıkı sarıl.. Deli gibi her yerde herkese onu sevdiğini, onu özlediğini haykır ama olmuyor. Tam bu duygularla telefonu eline alıyorsun, rehbere girip isminin üstüne geliyorsun, pat diye bir şey seni durduruyor. Kalıyorsun öylece, kıpırdayamıyorsun. Kafanın içinde binlerce farklı düşünce dönmeye başlıyor. Güzel anılarınız tek tek siliniyor, yerini o korkunç ihanetler, yalanlar, verilip de tutulmayan sözler alıyor. Telefonu bir bombaymış gibi kendinizden en uzak yere fırlatıyorsunuz çünkü affedemiyorsunuz. Siz ona hayatınızı adamış, her şeyinizi ona vermişken yaptıklarını bir kenara atıp tekrar ona dönemiyorsunuz. İçiniz yanıyor, canınız acıyor ama gurunuz el vermiyor. Bir yanlışı hayatınızdaki bütün doğrularını, o doğrularla birlikte sizi de silip götürüyor bu hayattan. Artık ne siz eski siz oluyorsunuz ne de hayatınız eski hayatınız..