B
Yolların, kendinden daha büyük yollara çıkmadığı,
Apartman diyafonlarının doğru dürüst çalışmadığı,
Pencerelerin her zaman gökyüzüne açılmadığı
Ve annemin ve Nermin teyzenin çamaşırlarını asmak için balkonu kullanmadığı;
Yerler var.
Ben,
Öyle bir yerden geldim işte.
Geldim ve
Seni buldum.
Yokuş aşağı gitmekte olan bilyenin peşinde,
Emekleyip durdum.
Çocukluğum ve gençliğim…
Geçivermiş zaman.
Binmediğim otobüslerde, duraklar eskitmişim.
Yine de hep, tanışmışız gibiydi seninle,
Gülüşün bilindik, yüzün hatırımda.
Ağzından iki kelam laf almadan,
Adın kulağıma fısıldanmış,
Kundak uykularımda.
Belki de, kim bilir
İleri bir tarihte,
Aynı sokaklardan geçtik
Ya da sen benden biraz önce.
Kokun, asılı kaldı ardından
Bana yol boyu.
Belki,
Yine böyle bir yerde,
İlk onunla tanıştım.
Kim bilir,
Omuzlarımız sürtüştü bir iş çıkışı.
Saat; on sekiz on,
Yağmur, yağdı yağacak.
Şemsiyesiz kimseler,
Kaçmışlar köşe bucak.
Su birikmiş yerlerde,
Acele sıçratarak.
Ben ise hep,
Bir şey unutmuşum gibi kapı eşiğinde
Bir süre bekleyerek,
Selamlarım sırasıyla;
Portmanto, eski manto ve ayakkabılığımı.
Bu sessiz holde,
Ardımda bırakırım
Bütün bir kalabalığı.
Bu sessiz holde,
Benim, sesim yankılanır,
Yutarcasına beni!
Sözcüklerim, söylediğimden
Daha büyük izler taşır.
Ne varsa çıkarırım üzerimden,
Ama çoraplar hep en son.
Çok ıslanmış olanlar,
Hep peteğin üstüne.
Şimdi mutfak balkonum,
Ben izin vermeden
Suyla dolmuştur.
Ben izin vermeden…
Ben izin vermeden,
Bana dokunabilen
Tek şey, bu damlalar.
Kapılar var,
Kapı üstüne kapalı.
Ve bir insan,
Odası, evi, apartmanı ile
En az üç katmanlı.
Yani öyle olmalı.
Kapılar var,
Kapılar, çalınmak için.
Bir insana dokunmak,
Hayli zor olmalı.
Hayli zor olmalı,
Kapı ardı bir hayat
Ve adım sesleri,
Yaşam belirtileri…
Biri, az önce,
Yere vurdu terliğini,
Diğeri kapıyı çarptı,
Biri söylenmeye meyilli,
Ve öteki şimdi,
Es geçiyor önümden.
Peki…
Bu bekleyiş fikri,
Seni yaklaştırıyor mu,
Başladığımdan beri?