Kayıt Ol
Eki 18, 2013
1158 Views
0 0

Belirsizlik ve soğuk bir kış akşamı

Written by

Yağmur yağmaya başlamıştı

Soğuk bir kış akşamı

Kaldırımlardan ince ince su damlacıkları akıyordu

Bir adam yavaş adımlarla, başı önde ilerliyordu

Güzel bir müzik duyuluyordu uzaklardan

Bulutlar şehrin üstünü kapatıyordu

Sokağın bittiği yerde bir çocuk belirdi

Kirli ayakkabılarıyla yerde duran gazoz şişesine vuruyor ve garip sesler çıkarıyordu

Annesi koşarak geldi yanına

Bir tokat sesi duyuldu

Yağmur ıslak sokaklarda akıp gidiyor

Bulutlar şehre hüzün katıyordu

Denize doğru çevirdim başımı

Sinirli bir şekilde dalgalar birbirine çarpıyordu

Sonra bir insan sesiyle uyandım uykumdan

Dalgın dalgın bakıyordum odamın içine

Evin altında bir sarhoş bağırıyordu boş bir sokağa doğru

“Melahat  seni seviyorum, öldürürüm kendimi, geri dön”

Halbuki ortalıkta ne Melahat vardı ne de Nelahat

Biraz da bu adamdan kaynaklanarak sinirli kalktım sabaha

Saat sabahın yedisiydi. Hayır hayır yedi buçuğuydu

Ayaklarımın buz gibi yandığını hissettim

Cumartesi bugün, klasik bir şekilde söylemek gerekirse; günlerden cumartesiydi.

Böcek gibi uyanmak isterdim sabaha veya bir dinazor gibi

Veya Bir Kafka gibi veya bir ölü gibi

İnsan hep böyle mi olur yapacağı bir işi olmayınca

Yaşamam için bir nedenim olduğuna inandırmaya çalıştım kendimi

En zoru da işte budur

Sabah aç mideme, zayıf bünyeme sigara yaktım

Artık çürümeye gidiyordum bu evde

Üstümde kara bir böcek belirdi. Aman Tanrım! Bu da nedir?

O an bir duygu geldi kapımdan içeri

Pencereye yaklaşıp o pis perdeyi açmaya çalıştım

Işığa ihtiyacım vardı yaşamak için

Güneşi göremiyordum, hay aksi!

Sigaram sönüyordu, saat ise tık tık ilerliyordu

Ne gariptir bu saat

Ölümümü saate bakarak takip edebilirim aslında

Zaman geçiyor

Nefret ederim zamanın ileri gitmesinden

Büyümek her defasında öldürür beni

Ve artık eskisi gibi olmayan şeyler 

Çürütür insanı bu değişen şeyler

Ne zaman bu hale geldim, ne zaman bu anlaşılmaz hale geldim?

En son ne zaman kahvaltı yaptım, en son ne zaman bir kadınla seviştim?

En son ne zaman dışarı çıktım, ne zaman ağladığım?

Ne zaman gülmüştüm?

Ne zaman tüylerim diken diken olmuştu?

Ne zamandı, o günler ne zamandı?

Aaaah yine duygusallığım ortaya çıktı

İğreniyorum kendimden

Geri kalıyorum her şeyden

İnsanlar nerde , ben nerdeyim ?

Sahi bu insanlar nerde ?Bu şık giyimli yabancı insanlar?

Ben mi farklı hayatta yaşıyorum, yoksa onlar mı?

Ben mi doğruyum yoksa onlar mı?

Sahi bu insanlar nerede? Şık giyimli yabancı insanlar, kalabalık olanlar

Aman canım nerede olucaklar tabii ki dışarıdalar

Hoş, herkes benim gibi işsiz ve sefil değil ya!

Elbet mühim işleri vardır onların! Arkadaşları vardır onların ve aileleri

Işığı bol olan yerlerde otururlar

Ve kendilerini her zaman “En güzeli, en iyisi benim!” diye göstermeye çalışırlar

Ve ben garipserim onları

Dünyada herkes onlar gibi değil ki .

Elbet benim gibiler de vardır, yok olamaz vardırlar

Sahi bu insanlar nerede? Bu pis giyinen, evden çıkmayan, sefil olanlar

Ve ben, ben nerdeyim?

Soğuk bir gecede hangi sokak lambasının altındayım

Güneş insanlara acı acı gülerken ben hangi duvarın arkasındayım

Bir dilenci,”ŞIK GİYİMLİ OLANLAR”dan

Çocuğu hasta olduğu için para istediğinde ben neredeyim?

Sabah gözelerini mutlulukla açan bir bebeğin olduğu,

Annesi öldüğü için ağlayan bir çocuğun olduğu bu hayatta ben neredeyim?

Bir adamın yüzü kızardığında, utanan bir insan olduğunda

Acı çeken biri olduğu zaman ben nerede oluyorum?

k1

 

Avatar

Latest posts by Bay Golyadkin (see all)

Article Tags:
· · · · · · · · · · ·
Article Categories:
Deneme · Şiir

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.