… Altay arıyordu. Telefonu cevapladım bana yeni bir fikir sundu; Amacının vizyondaki internete düşmeyen filmleri alt yazı ve dublajla çevirmek olduğunu ardından yasal bir site planlayıp yayınlamak istediğini anlattı. Yaklaşık bir saat kadar bu fikir üzerinde tartıştık benim için ufak bir iş olmasına rağmen Altay’ın kendini kanıtlaması için onayladım. Adanın çiçekli sokaklarında gezer iken Özlem ile beraber geçenlerde yapılan “Coply Essylm0.1″ saldırısı hakkında konuşmaya başladık. Zaman zaman siyasi krizlerinde yaşandığı günler’ de sosyal medyaya yapılan bu saldırının etik olmadığı fikrinde idik. Özlem her ne kadar bu işi araştırmamız ve bilgi sahibi olmamız konusunda ısrar etse’ de karamsar yaklaşmak’ dan kendimi alamadım. Etraf’ da ki Osmanlıya dair Türk izlerini izledik ve fotoğraflayıp anı haline getirdik. İkinci kahvemiz için küçük bir kafe ye girdik. Özlem eskisi gibi gözlerimin içine baktı ve ” Ne kadar güzel ” Doğrusu bu sözünün üzerine afallamadım değil, eski halimizi mi kastediyor yoksa bulunduğumuz anın güzelliğinden mi bahsediyor düşüncesi ile saniyeler geçer iken çekingen şekilde güldü ve kahvesini kapattı. Fal bakmam ama yaratıcılığım sayesinde çok güzel uydururum, aklımdan hala eskiye dair düşünceler geçiyordu kendimi alamıyordum peki neden hep bastırıyordum? Yoksa aynı olayların tekrarlanmasından mı korkuyordum? Bilemiyorum. Umutsuz düşünceleri bir kenara bırakıp önemli bir kararı verme vaktim gelmişti. Kahvesinin soğuyup soğumadığını kontrol etti ve kaldırıp bana uzattı, kahveyi aldım ve içine baktım. Fal bakma konusu aramızdaki ufak bir şakalaşmadan ibaret aslında onu nasıl kandırmalıyım gibisinden düşünmeme gerek yok. Uzun incelememden sonra; Saldırıyı araştırmalıyız..