Kitap Gönder
Oca 7, 2018
708 Views
1 0

Bir Ayet İki Meal

Written by


Bu yazı, 2018’in ilk makalesi! Hepimiz biliyoruz ki, geçtiğimiz yıl Türk milleti için özleyeceği- hasretini çekeceği bir yıl değildi…
Hani yüzünü görmek istemediğimiz, sesini duymaktan nefret ettiğimiz insanlar vardır ve o insanlar için yüzünü şeytan görsün deriz ya; İşte 2017’i tamı tamına öyle gitsin geri gelmesin; yüzünü şeytan görsün denilecek bir yıldı!
Hem dünya da, hem de ülkemizde, kan hiç durmadı.
Evlatsız kalan analar, dul kalan eşler, yetim kalan çocuklar yine ağladı.
Kısaca ifade etmek gerekirse, gözyaşı sağanak yağdı 2017’de, gökyüzü hep bulutlu, hava hep soğuktu, iliklerine kadar üşüdü kadın, kız,çoluk çocuk bu millet.!
Kadın Cinayetlerini Durduracapız Platformunun yayımladığı 2017 veri raporuna göre; 409 kadınımız öldürülmüş, 332 kadınızmıza cinsel şiddet uygulanmış; ve 387 çocuk cinsel istismarın kurbanı olmuş.
İşlenen cinayetler,
Yapılan gasp, soygun hırsızlık ve bunun gibi adli olayların istatistiklerini bulup okumak, hemimize bir tık mesafede …
Arzu eden gerçekleri bilmek, okumak öğrenmek isteyen, görme şansına sahip.
Öyleyse ben neden kadına ve cocuğa cinsel istismar ve kadın cinayetlerini esas aldım?
Elbette bu önceliğin bir amacı, bir hedefi var!
Kabul edelim ya da etmeyelim, kendilerini müslüman kabul eden, cemaat, tarikat ağına düşmüş; Şıh’a- Şeyh’e bağlanmış, araştırmaktan uzak, sözüm ona taklitçi müslüman: yanlış yorumlanan Kur’an ayetlerini esas alarak kadını; sadece uçkurdan ibret zannediyor.
Anasının, eşinin, bacısının, kızının kadın olduğunu unutuyorlar. Kadın olmasa, kendilerinin olmayacağını düşünüp, akıl etecek analizden yoksun.. Bu cümle içine yalnız, eğitimsiz olanla, az eğitimli olan kesim girmiyor; akademik kariyer yapan okumuş, erkekiğim diye kabaran hindiler de dahil!
Düşünebiliyor musunuz?
Devletin çocuklarımızı eğitsin diye öğretmen olarak atadığı bir meczup, öğrencisinin eşefman giymesini zina yapmakla eş değer görecek kadar akıl ve fikir fukarası.
Bir başka Prof. dr ünvanlı bir bilim yuvasının Rektörlük makamını işgal eden akıl yoksunu “Yabancı bir kadının elini tutmak ateşi avuçlamaktan daha korkunçtur” diyebilecek kadar şuursuz ve idrak yoksunu.
Örnekleri istediğiniz kadar çoğaltabiliriz.
Mesela Diyarbakır’da, İmam hatip lisesinde okuyan 16 yaşındaki A.D.’ye cinsel tacizde bulunan öğre(!?)tmen“Bu suçun Allah’ın şeriati doğrultusunda mahkeme edilmesi gerekir” diyecek kadar ebleh, arsız ve yüzsüz.
Hepimiz, bu cehaletin; sebebini, nereden beslendiğini , çok yakından izliyor ve yaslandıkları küçük dağları biliyoruz.
Bilmek yeter mi?
Kesinlikle hayır!
Ne yapacağız?
Mum olup yanacak, güneş olup doğacağız.
Karanlığı hep birlikte aydınlatacağız.
Bu bağlamda, Cafer iskenderoğlu’nun kaleminden Nisa Suresi-34 ayetin iki mealini birlikte okuyacak ve değerlendireceiğiz.
İşte ilk Meal m (TDV) ait!
“Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.”
Kadına şiddeti haklı gösterenlerin, Referans olarak aldıkları Nisa Suresi 34’cü ayeti Türk diyanet vakfı tırnak içinde ki mana ve dille çevirmiş.
Cafer İskenderoğlu “Bu ayette geçen, “Darb, Dürub” kelimesinden gelen “vadribühün” kelimesini “Dövme” emri olarak algılayan kaba softalar “Darb” kelimesinin “Kapı” anlamına geldiğinden habersizlerdir.
Adem yani erkek insan zürriyetinin taşıyıcısıdır. Kadın ise insan zürriyetini Ademden alıp dünyaya yani beden alemine getiren “Kapı” dır. 34. ayetinde geçen “medaci” kelimesini “yatak” olarak manalandırmışlar oysa “medaci” kelimesinin asıl anlamı “kabir”dir yani “mezar”dır. Bu manalara göre “fil medaciı vadribuhünn” cümlesinin asıl anlamı; “kabir kapısı”dır. Bu Ayet müteşabih olduğu için “fil medaciı vadribuhünn” cümlesinin Nisa suresi 34. ayetindeki anlamı da; “İnsan zürriyetini Rahim aleminden Dünya alemine getiren kapı” dır. Çünkü Rahim alemi Dünya alemine göre “Kabir”dir. Allahu Teala kadına böyle bir üstünlük ve şerefi bu cümle ile takdir etmiştir.” Diye açıkladıktan sonra: ayeti yeniden çeviriyor.
İşte İskenderoğlu’un çevirisi!
“Allah, idarecileri erkelerin ve kadınların üzerine üstün kıldı. Onların bir kısmı Allah yolunda mallarından infak ettiler. Allah onları bu sebeple salihler ve salihalar derecesine yükseltip muhafaza etti. Allah onları (salih ve salihaları) gaybından süzüp ard arda yüceltti ve onlara öğüt (ilim) verdi. Bundan sonra kadınlarınıza buğz etmeyin. Onlar ( kadınlar) (zürriyetinizin) geldiği yolun kapılarıdır. Şüphesiz Allah yücelerin yücesi ve sonsuzdur.”
Şimdi elimizi şakağımıza koyalım; iki meali, tekrar tekrar okuyalım ve hangisi Allah’ın bize buyruğu olabilir diye kendimize soralım.
Ben hiç düşünmeden, ikinci çeviri diyorum ya siz?

Kavlak Necati

Kavlak Necati

Güneşin doğuşu, Can Kuş'u nun Dünya'ya kanat çırpması ise,
Gün batımı da, açan güllerin solan yaprakları olmalı.
Her gün yeniden doğan, her gün yeniden ölen bir bedenin,
kafesinde çırpınıp durmak zor.
Doğduğum yöre de, taşlar topraktan daha çok.
dağında gökyüzüne, Çam ağacı yerine, Ardıç ağaçları uzanır.
Gövdesi ne tomruk olur, ne de kereste.
Kiriş diye uzatamasın onu duvarın üstüne.
Yanarken saman alevi gibidir, köz bırakmaz geride.
Büyürken fidanı su istemez.
Kışın yağan kar, ve Nisan yağmuru yeter yaşamasına. İğne yapraklarının arasında olur gılikleri.(meyve)
Önce yeşil, sonra siyah.
Acıdır tadı.
İlaç olmaz hiç bir yaraya.
İşte ben böyle bir kıraç toprağın üzerinde yeşermiş,
kökü kayaların altına uzana ağaç gibiyim.
Siz çınar da diyebilirsiniz, koyu gölgesi olan, Meşe'de. Kayın,gürgen zaten hiç olmaz bizim dağımızda.
Dereler kışın akar, yazın kurur.
Avşar'ın soylu kızları suyu kuyudan çeker kovayla.
Kulaçla ölçülür kuyunun derinliği.
Al yazmalı, beyaz tülbentli kızlar, aynayla haberleşir, yavuklusuyla.
Hala öylemi bilmem.
Ben gideli gurbet ele, değişmiştir belki, gelenek ve de töre. Belki orada da geziyordur, genç kızlar sevgilisiyle el ele.
Kim bilir?
Ben buyum işte.
Diğer kimlik bilgilerim kayıtlı nüfus kütüğümde.
İlim ilçem hepsi var.
Bence esas ben, bu satırlarda saklı.
Çözün çözebilirseniz,bu bir bilmece.....
Kavlak Necati

Latest posts by Kavlak Necati (see all)

Article Categories:
Deneme · Eleştiri

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.