Teknolojinin insanları yalnızlaştırdığı konusunda birçok kimse uzlaşmış olsa da ben yalnızlaşanın sadece insanlar olmadığını düşünüyorum. İnsanların bunca iletişim aracı arasında yalnızlaşması ayrı bir konu fakat insanlar dışında her yeni teknolojik gelişme başka bir teknolojinin tarih olması anlamına geliyor artık. Bu teknolojik gelişmeyle birlikte teknoloji müzelerine miâdını doldurmuş bir çok cihaz ve araç eklenirken bazıları ise son demlerini yaşamakta. Bunlardan birisi de telefon kulübeleri… Bir zamanlar önünde uzun kuyruklar oluşan telefon kulübeleri şimdilerde sadece yağmurdan korunmak isteyenlerin, yaramaz çocukların ve evsizlerin uğrak noktası haline geldi.
Ceplere sığmayan akıllı telefonların yaygın olarak kullanılması ve görüntülü konuşmanın bile artık insanları şaşırtmadığı bir teknolojik çağda tabi ki telefon kulübelerinin esamesi bile okunmaz bu çok normal. Benim dikkatimi çeken asıl mesele günlük yaşamda unutulmaya yüz tutmuş telefon kulübelerinin, dizi senaristlerinin sıkça kullandığı bir mekan haline gelmesi. Birçok kaçırılma sahnesinde rol alan telefon kulübeleri, olmazsa olmazlardan. Sanki sırf bu sahneler için hala yaşatılmakta..Bu kulübeleri kısa bir süreliğine de olsa yalnızlıktan kurtaran ya senaryo gereği fidyeciler oluyor ya da acil bir durumda telefona ihtiyaç duyan ve başka seçeneği olmayan bir kaç fukara vatandaş..

Günümüzde süper kahramanların yetişmemesi de bununla ilintilidir bence. Sen tut Clark Kent’in soyunup, dökünüp, sürüp sürüştürüp koskoca Superman’e dönüştüğü telefon kulübelerini işlevsiz hale getir, sonra da ‘’vay efendim bizde niye Superman yok?’’ olmaz tabi.. Neyse ki umumi tuvaletler yeni nesil Superman adaylarının imdadına yetişti. 1 lira karşılığında herkes istediği süper kahramana dönüşebilecek. Burada da şöyle bir sorun var umumi tuvaletlerden çıkacak süper kahraman da bir zamanlar Hamdi Alkan’ın canlandırdığı Gazman karakteri gibi olur. O yüzden hiç gerek yok.
