Bir bakışmayla başladı her şey,
Meğer o yabancı adam ilk bakışında tutmuştu kadını kalbinden
Ama kadın adamın kalbinden tuttuğunu farketmemişti bile
Hırçındı kadın,
Hissetmişti içinde bir yerinin değiştiğini,
Sahi taşıyabilir miydi bu ellerin ağırlığını,
Hakkını verebilir miydi o bir çift göze,
Gidip gelen bir dalga gibi içinde, duyguları bir bir kıyıya vuruyordu
Oysa adam kadına şiirler yazmamış,
Ellerinden avuç içlerinden öpmemiş,
Bugüne de senin sesinle uyandım dememişti
Onun uzun uzun gözlerine bakmamıştı
Kadın her geçen gün teslim ederken her bir parçasını
Adam her geçen gün gerisin geri topluyor gömüyordu parçalarını
Kadın görüyordu
Gördükçe her bir duygusu yeniden git gel ile kıyıya vuruyordu
Her bir duygusu içinde konuşuyordu
Hangisine cevap vereceğini,hangisinin doğruyu söylediğini anlamak istercesine kulak kabartıyordu
Ve bir gün ne oldu biliyor musun?
İçinden biri galip geldi
Kadın son bir gayretle duygusunu da yanına alarak koştu adamın yanına
Baktı adamın gözlerine,
Açtı kollarını,
Girdi içine,
Sardı onu,
Ve şöyle dedi
“Seni seviyorum ben”
“Ben seni seviyorum”
Adam öylece durdu
Sanki eşyası olmayan boş bir odada yankılanan bir ses gibi o duygu da bir o duvara çarptı bir bu duvara
Kadının sesi yine kendi sesi olmuştu
Adam susmuştu
Susmuş olmanın neyi getireceğini bilmeden..
Söylenecek sözlerin ağırlığı bazen insanı dilsiz bırakır tıkanır kalırsınız
Ve böylece kadın susmuştu.