Sonbaharın sesinin karıştığı bir an vardı
Çocuk gibi masum çiçek kadar narin
Gramafon mırıltıları duyulduğu ana karıştı
Işıl ışıl rengarenk mahzun
Oralarda biri vardı
Uzak ama yakın
Keskin ama niteliksiz
Uzun ama bodur
Karanlığı hisseden oydu
Benliğini kaybediğinceye kadar sallanıp duran
ucuz bir kahkaha ile kendini bırakan
Gözlerindeki hüzün oydu
Çerçevelettirdiği kadar doluydu içi
Arkada yarım kalan boşluklar
Dolmayan aylar günler yıllar
Anlaşılamayan cılız konuşmalar
Her yerde bir kargaşa vardı
Her anda bir durgunluk vardı
Yaşanmışlık isteği
Yaşanmışlık umudu vardı.