Kayıt Ol
Kas 24, 2018
220 Views
0 0

Bu Gün Öğretmenler Günü

Written by

Sevgili Öğretmenim!
Bugün 24 Kasım öğretmenler günü! Öncelikle, başta başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, öğretmenliğe gönül vermiş, Atatürk ilke ve inkılâplarını yürekten bağlı tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun.
Değerli Hocam!
İzin verirseniz, bu gün sizlerle biraz konuşmak, dertleşmek isterim. Cumhuriyet kurulmadan önceki Anadolu’nun halini, Türk’ün perişanlığını, halkın eğitimsizliğini, yoksulluğunu; hepiniz benden çok daha iyi biliyor ve hatırlıyorsunuz.
Ben onlara değinmeyeceğim.
Önce, Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ten bir anı ile başlayacak ve öğretmene verdiği değeri ifade eden birkaç önemli vecizeyi paylaşacağım.
Memleketin bir kısmı işgal altında, Sakarya Savaşı devam etmektedir. Ankara’da öğretmenler kongresi toplanması düşünülür. Lakin top seslerinin duyulduğu günlerde, böyle bir kongrenin toplanması acaba uygun olur mu kaygısı yaşanmaktadır.
Bu kaygıyı Hamdullah Suphi Bey Mustafa Kemal Paşa’ya açar.
Paşa, “ Hamdullah Bey, kongreyi toplayacaksınız, cehaletle mücadele, düşmanla mücadeleden daha önemlidir ve ben kongrede bir konuşma yapacağım.” der.
Kongre yapılır, Paşa da kongredeki konuşmasını yapar.
Konuşmasından sonra Paşa Hamdullah beyi yanına çağırır ve “Hamdullah Bey, kongreye hanım öğretmenleri de çağırdığınız için size teşekkür ederim; ama onları neden ayrı sıralara oturttunuz? Sizin kendinize mi güveniniz yok, yoksa Türk kadınının iffetine mi? Bir daha böyle şey görmeyeceğim.” Diye uyarır.
Sevgili öğretmenim bu anıyı niçin yazdım biliyor musunuz? 77 yıl önce ki çağdaş düşünceyle, 77 yıl sonraki ilkeliği görelim fark edelim istedim.
Eğitim ordusunda görev alan bütün öğretmenlerimiz; Atatürk’ün Öğretmenler hakkında ne düşündüğünü ve ne istediğini çok iyi biliyorlar. Buna rağmen Atatürk’ün öğretmenler hakkında söylediği birkaç vecizeyi paylaşmaktan kendimi alamadım.
“Dünyanın her tarafında öğretmenler insan topluluğunun en özverili ve saygıdeğer unsurlarıdır.”
“Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bu günkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.”
“Öğretmenler!…
Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.”
“Öğretmenler; Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır…”
“Öğretmenler! Erkek ve kız çocuklarımızın, aynı suretle bütün tahsil derecelerindeki talim ve terbiyelerinin pratik olması mühimdir.”
“Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.”
Elbette Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün, öğretmenlerimiz hakkında söylediği ve onlardan istediği şeylerin tamamı buraya yazdıklarımla sınırlı değil.
Değerli öğretmenim!
Bugün Türkiye beka sorunu yaşıyorsa, bunun sebebi cumhuriyetin kuruluş ayarlarıyla oynandığı içindir. İstersen ülkeyi sen cumhuriyetin kuruluş ayarlarına geri döndürür beka sorununu yok eder çözebilirsin.

Kavlak Necati

Kavlak Necati

Güneşin doğuşu, Can Kuş'u nun Dünya'ya kanat çırpması ise,
Gün batımı da, açan güllerin solan yaprakları olmalı.
Her gün yeniden doğan, her gün yeniden ölen bir bedenin,
kafesinde çırpınıp durmak zor.
Doğduğum yöre de, taşlar topraktan daha çok.
dağında gökyüzüne, Çam ağacı yerine, Ardıç ağaçları uzanır.
Gövdesi ne tomruk olur, ne de kereste.
Kiriş diye uzatamasın onu duvarın üstüne.
Yanarken saman alevi gibidir, köz bırakmaz geride.
Büyürken fidanı su istemez.
Kışın yağan kar, ve Nisan yağmuru yeter yaşamasına. İğne yapraklarının arasında olur gılikleri.(meyve)
Önce yeşil, sonra siyah.
Acıdır tadı.
İlaç olmaz hiç bir yaraya.
İşte ben böyle bir kıraç toprağın üzerinde yeşermiş,
kökü kayaların altına uzana ağaç gibiyim.
Siz çınar da diyebilirsiniz, koyu gölgesi olan, Meşe'de. Kayın,gürgen zaten hiç olmaz bizim dağımızda.
Dereler kışın akar, yazın kurur.
Avşar'ın soylu kızları suyu kuyudan çeker kovayla.
Kulaçla ölçülür kuyunun derinliği.
Al yazmalı, beyaz tülbentli kızlar, aynayla haberleşir, yavuklusuyla.
Hala öylemi bilmem.
Ben gideli gurbet ele, değişmiştir belki, gelenek ve de töre. Belki orada da geziyordur, genç kızlar sevgilisiyle el ele.
Kim bilir?
Ben buyum işte.
Diğer kimlik bilgilerim kayıtlı nüfus kütüğümde.
İlim ilçem hepsi var.
Bence esas ben, bu satırlarda saklı.
Çözün çözebilirseniz,bu bir bilmece.....
Kavlak Necati

Latest posts by Kavlak Necati (see all)

Article Categories:
Edebiyata Dair

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.