Yağmur yağdı ve silindi insanların izleri kaldırımlardan.
Bense yağmura bıraktım izlerimi.
Burada ki insanlar yağmur yağanca başlarlar evlerine koşuşturmaya.
Ben yağmur ne zaman dursa o zaman yürüyorum evime.
Sırf sen yağmurda yürümeyi sevdiğin için.
Bu sokağın sessizliğini, çürümüş tahta pencereyi açarak bölüyorum her yağmur sonrasında.
Gri gökyüzünün altında, karanlığa göz kırpmış bir sokağa doğru döküyorum sigaramın küllerini.
Dumanı rüzgarla dağılıyor.
Gökyüzünün rengini verdiği deniz, penceremden gözükmüyor.
Bu zamana kadar buradan seyrettiğim insanlar, senin kadar güzel gülmüyorlar.
Ve sokak lambaları, benim sokağımı aydınlatmıyorlar.
Böyle olunca hiçbir anlamı kalmıyor yalnızlığın.
Küçücük penceremden hiçbir insanın göremediği çok şey gördüm belki.
Ama her insanın görebildiği şeylere çok uzaktayım.
Bu yüzden kıskanıyorum yanından habersizce geçen bütün insanları.
Topluma marjinal kalıyorum.
Benim için sen artık görünebilir değilsin.
Benim için sadece hissedilebilirsin.
Bu pencereden görebildiğim güzel bir manzaram olmadı benim.
Ama inanıyorum ki, bir gün yine seyrine dalıp gittiğim o manzara yüzün olacak.
Ben çok hayaller kurdum, hiçbiri gerçek olmadı sevgilim.
Hayatımda bir kaç güzel şey var,
Biliyorum, hepsi yakın bir zamanda hüzün olacak.
1 comment
BU DA EFSANE OLMUŞ BENCE