Her şeyin,bir vakti varmış bulmanın ve yitmenin nasıl bir vakti varsa.Buldum dediğiniz an yitirmenin acımsı tadını genzinizde hissetiniz mi?Gece de katmerlenen özlemleri mısralara dökerken, her harfi ruhunuz da damıttığınız nice anlar olmuştur.Oysa bir haberdir uğruna yazıların devrildiği maşuk.Bir şiir de rastlamıştım sana, gözlerin buğulu bir zaman ertesiydi, gri bir mevsimdin kardelen yağmurlarında. Mahsumdu hüzünlerin, avuçlarında badem çiçeği kokusu kimsesiz tüm benliğimi saran gözlerinde bulmuştum seni.Her gülüşün ömrüme düşen bir anektod olarak geçti sayfalar dolusu yalnızlığıma ve biliyordum sen bende her şeyken ben sende tozlanmış bir mevsim sonrasıydım. Sonra yittim bir şiir ertesinde. Ve şair dile geldi gecenin ortasında mısralar vuruldu harf harf ” sen hala anlamadın sevginin en hasını,sen hala çözemedin ırmağın dünyasını o coşkun bir denizin sularına yürürken sen hasta bir çeşmeden doldurmuşsun tasını, gittiğin her iklime sevdanı götürürken,gözyaşı çukuruna gömmüşsün deltasını..