Kayıt Ol
Eyl 11, 2019
177 Views
0 0

Camdan Duvar

Written by

Bir gelincik edasıyla sökülüyor zaman saçlarımdan. Üflemedim bu sefer halbuki. Ardımdan küfretmedi rüzgar, duruyordum yerimde,öylece, öylesine.Oysa benim okuyacak kitaplarım,yürüyecek kilometrelerce yolum var, ona sarılıp zamanı durdurmayı isteyeceğim anlar biriktirmedim henüz. Ona söylemedim sırlarımı,boynumun sol oyuğundaki acıyı göstermedim. Delicesine içip sarhoş olmadım,dualar etmedim yeterince. Gitmediğim konserler,görmediğim ülkeler,sallanmadığım salıncaklar var hikayelerimde. Delicesine bir sakin bir hırçın suya benzetilirken görmedim dibini hiç olduğum şeyin,yüzmedim o yıllardır yanıp tutuştuğu yerde.Doyasıya öpmedim annemi, babamın aslan kızı olmadım . Kendi köprülerimden geçmedi hiçbir çocuk. 
Zamanı var diyerek ertelediğiniz her şey yüzünüze afili bir tokat atmadan anlamıyorsunuz. 
“Yalnız başına dışarıda bulunmasan iyi olur.”
Bir şeyin en kötü hali neye göre belirlenir? 
Mesela ben yıllarca benden daha kötüleri düşünerek devam ettim şükretmeye,dedim ki hayat nasıl düşünürsen öyle gelir sana,iyi düşün! Böyle öğretti annem,kendine inandığım kadar iyiliğe de inan derdi,dünyayı kurtaracakmışsın gibi.
Bütün iyi ihtimalleri, bütün iyilikleri,bütün iyi olamamışları sevdim. Hep senin için anne hep sen dedin diye,belki de bugün bana gülümseyen o küçük çocuk için,bilemiyorum.
Zamanı kendi ellerimle ördüm,bir şehir için tutundum o hırstan örgüye.Öyle bir şehir ki sabahına ayrı özlem gecesine bin vurgun,çocukluk aşkı gibi bir yeni yetmenin…
Sonra ben,camdan duvar!
Inkar ettiğim gerçekliğine aşık oldum. 
Ona aşık oldum
ya da doğrusu buysa sevgiyle sevda arasındaki o ince ama vazgeçilmez şeyi buldum,kimsenin bulamadığını.
Nefes alamıyorum, devam da edemiyorum.
Inadına yollara çıkıyorum tek başıma,uzun yürüyüşler yapıyorum her metrekareyi ezberlemek ister gibi. Yıllar sonra bulup yıllar sonra kaybetmeye hazırlar gibi kendimi.
Tanrı kayıp,hadi sen bir nefes daha al, belki nefeslerin artar diye dalga geçiyor iblis.
Uyumuyorum,uyursam kavgaya dönüşüyor kararsızlıklarım.
Bir kurt uluyor pencerenin ardında,duyuyorum,sustur aksini der gibi.
Uyanamıyorum,dualar işe yaramıyor.
Birine gel dememeyi, soru sormamayı ve ilk defa istediğim şey için savaşmamayı öğrendim mesela. Inadım yok bu sefer,nazım geçmez kimseye. Bütün şarkıları ezberliyorum,yeni sokaklarda kaybolduğumda ürkmüyorum artık ya da sanırım karanlıkları bile daha çok sever oldum. 
“Zorlu bir süreç bu,yalnız olmas..”
Hep yalnız yalnız yalnız! 
Başka bir halt bildikleri yok,söylenen kelimeler komik sanki,duymak istemiyorum artıķ bu yüzden hep gülümsüyorum. Gülümsemek insanı güçlü kılar ne de olsa,kimse soru sormaya yeltenmez gülüşünü gördüklerinde,iki haftadır biraz eğreti ama hala dudağımın kenarındaki yerini koruyor.
Bazen hiç açılmayacak telefonları aramaya yelteniyorum, bazen annemi arıyorum bazen onu ama çalmadan kapatıyorum. Başladığın yolu yürü diyor şehrin yıldızları,kendi içinde..
Köpeklerden korktuğumu kimse anlamıyor,artık yanlarından geçerken durup düşünmüyorum,içimden sesleniyorum 
‘Korkuyorum gelme.’
İç sesimi onlara duyurabilecek kadar yalnızım,ama çok da kalabalık. Oysa bir tamamen yalnız olsam gözüm dönecek,gözüm görmeyecek,ama değilim işte gülümsemenin laneti bu olmalı,insanların kendini sana yakın hissetmesi,annemin bana mirası.
Kızıyorum, küsüyorum,saklanıyorum.
Ama hep kendime.
Kimsenin haberi yok.
Günün ilk ışıklarıyla denize selam veriyorum kaç sabahtır.Babam geliyor aklıma,gün doğmadan hazırlanışı,annemin bıkıp usanmadan her sabah kahvaltı hazırlayışları,elimden tutup beni denizin ortasındaki onun köşkü olarak inandığım yere götürdüğü sabahlar,ayak direttiğim saçmalıklar,onun yersiz parlayışları,benim surat asışlarım,aramızda hiç konuşulmayan ama hep hissedilen o bağ. ‘Babasının kızı işte.’ diye az biraz sitem az biraz yergi az çok da gülünçlük saklayan cümleler. Benim gururum..
Hepsi aklımda,hepsi ama hepsi her şeyi yavaş yavaş unutan ama inadına direten sabrımda.
Özlüyorum nereye gitsem hep eksik kalıyor.
“Artık teksin,kendini umursamamazlık yapma,annen yok artık yanında,dikkat et kendine” demişti.
Bunu söylemek onun için,dinlemek benim için zordu. Kemiklerimi kırarca sarılmıştı. Tuhaf..
Birkaç ay öncesi sanki uzak bir zaman dilimiymiş gibi,yoruluyorum.
Yağmurlar yağıyor elmacık kemiklerime.
Bana rağmen,çıkıyorum,bir tek o zaman tam oluyorum,soğuktan dinliyorum bazen kafamdaki uğultuları,susturmuyorum.
Onu özlüyorum,yapman gereken buydu diyor bir yanım kendime bir yanımsa ne zaman yapman gerekeni yaptın ki bunda direttin diye sorguluyor. Boğazıma yerleşen tat göğüs kafesimi sıkıştırıyor,onu suçlayamıyorum. Söyledikleri ağır,gördüklerim zehir.
Kendi yalanımı saydamlaşan yüzüme vursun diye bekledim belki,
Belki de sol bileğimdeki damarın sıcaklığı onun yanağına değince rahatlarım dedim. Kaybolduğum bütün düşünceleri onun bıçağıyla parçalamak istedim. Ağustos, eylül,aralık,mart..
Yüzyıl savaşlarından sıyrılan biz,bir aralık ertesinde affeder birbirini gibi gelmişti bana. Yine bir aralık ayında,çok var ekime… Benden çok yok,yutkunamıyorum.

Her şeyin bittiği bir an’a sahip olmak istemiştim belki de. Bir son’a sahip olabilmek. Bir şeye ait olabilmek. Kendi vücuduna bile sahip olmayan bir şeyden itici bir güçle kaçıyordum. Ama kendimi yanılttığımın da bilincindeydim. Aynı olmayacağını biliyordum
Aynı kalamayacağımı da. Bir acı bir yerden kırıldığında geri dönülmez bir sancı bırakıyordu geride biliyordum.
Bir kahramana değil bir mucizeye ihtiyacım var benim. Birine ait olmaya değil ,
bir mucizeye sahip olmaya.
Dokundum,kanıtladım,yeter bu kadarı da derken yetinemedim,yetemedim. Son bir soluk borcu kaldı geride,bilmedi,ben de diretmedim. Kaburgalarımdaki sızısı kaldı kollarının,demedim yeniden.
Yapamıyorum dediğim her gün bitiyor,zaman daralıyor,gelinciklere küsüm,bütün papatyaları yedim,şehre kırgınım.
Uluyorum,aynı bir kurt gibi.
İçimde biriken bütün gerçekler masallarımda kara büyüye dönüşüyor.
Yoruluyorum,siniyorum,gülümsüyorum.
Aşık olduğum kente

aynı değil
suyum,denizim,fırtınam..
Ama yine de hadi bir nefes daha al..

Nazmiye H.

Latest posts by Nazmiye H. (see all)

Article Categories:
Edebiyata Dair

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.