Dönüyor dünya döndükçe başım dönüyor
Ve hayat hiç sekteye uğramadan sürüp gidiyor
Yaşamak mide bulantısı ruhların
Sonunda hepsi bir yerde tükeniyor
Önce tükürüyor ağzından bütün kirini pasını
Sigaranın sabaha karşı arta kalan tadını
Kanlı ve sararmış,
Sanki bir çocuk doğurur gibi böğürüyor
An ki hiç bitmiyor.
Biz Dünya’nın kiri ve pasıyız
Tutundukça daha da zorluyor
Yaşamlarımız bir oyuncak mı zamanın elinde
Zaman kimi isterse onu alıyor
Tutkusu yok, kaygısı yok, korkusu yok
Nice güneşleri parçalıyor, solduruyor yüzlerinde çocukların
Çocukların mavi alınlarında patlıyor tokat gibi
Zaman çocukların yüzlerini toprak gibi eskitiyor
Söylemiştin, engebelidir yaşamın coğrafyası
Sarp ve kayalıklıdır
Gözleri yer yer bulutlu çocukların
Sağanak hüzünlü kalpleri
Ah benim çocukluğum, olmasaydık keşke
Cahilce sevdin yaşmayı
Ne vardı sanki zaten delinmişti bir kez bağrın
Ne vardı
Delice sevmeseydin, çiçekleri, kuşları, şiirleri
Ve top koşturmayı soluksuz
Güneşi kovalardın sanki
Keskin virajları hızla alırdı gözlerin
Doksan’a takardın umutlarını
Yetmezdi boyun alamazdın
Kursağında takılı sevincin, zaman boğardı git gide
Keşke dediğime bakma
Sen olmasan bilir miydim ben bunları
Yaprakların keskinliğini
Suyun yakıcılığını
Güneşi tutmak için ateşe katlanmayı
Bir kadın için kül olmanın tarifsiz hazzını
Atılay UMUT