May 16, 2017
826 Views
5 0

Dersaadet’te Bir Mısra

Written by

Gecelerden topladım ışıkları

Yazdan maviyi, bahardan yeşili çaldım.

Tıpkı hayalimde ki yazgı gibi.

En tepesinde dağın, en safını içiyorum suların.

Saçların sincap koşuşturması…

Sadık rüzgarlar gibi serinletiyor çehremi.

Bir dokunabilsem, dünya duracak

Mahşer serilecek ayaklarımın altına.

Ama yinede aldırma sen durmasına saatlerin.

Yak bahar kandillerini ruhsuz duvarlarıma.

Sen değil miydin yalarken ayaz köprüleri

Isıtan Dersaadet surlarını?

Onca kalem, pusula ve mürekkep

Tarihten çıkagelmiş mısralarda saklı kalan

Bir virgül kadar kambur şimdi Güneş.

Ne hali hal, ne Ay kadar murdar.

Bahardan öteki bahara ağlayan annem gibi

Çeperleri kan bağlamış tek göz bir oda.

Ama hepsi aktı gitti hayat pınarlarımla.

Ne yaşlı kambur öldü,

Ne de Güneş kaldı tepede.

Mirastır bize artık yukarıdaki hayalet.

Gel gidelim kimsesiz sokaklara

Açalım menekşeler gibi en güzel baharlara

Yok olacak olsakta doğalım varolacaklara

En varlara.

Dolalım kalplerimize, bir nefes gibi en boş odalara.

Açalım penceremizi olmayacaksa,

Hiç olmayanlara.

Ne cüret!

Olacaksa en olanlara.

Avatar

Latest posts by Emre Pinar (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.