
Otuz iki parmaklığın ardında mühebbetsin dilime,
Öldürmeye yeltendiğim bir-iki kelime var,
Son aşkın, son demleri, hazırım duygu seline,
Tabi yıktın yine, kalbim lime lime,
Geçemiyorum bir türlü geçmişin önüne,
Efkârın doruklarındayım yeniden göremeyince,
Kabullendir beni hadi anlat usulünce,
Betimlenemez bir biçimde dağıttım biraz önce,
Mutluluk diyarının cezbeden şahikâsı,
Evet, sen!.. Teskin et beni bir an evvel,
Pek seçenek yoktur hep gönlümün harikası,
Koşar adım giderken uçuruma, lütfen sor bi neden ?
Artık bul bir neden gitmek vakti geçiyorken,
Bizi sıkan ipleri bırak en tezinden,
Zira yakalamıştım aşkı kıskıvrak ensesinden,
Bir nevi çıldırdım, amansız gidişinden,
Kim bilir belki de anlarsın yakında,
Aşk örümcek ağı gibi kalbini sarınca,
Sonbaharı fark edersin bir gün kapında,
İşte o zaman tadabilirsin hislerimi yakından,
Kaybetim ya seni, varsay ki bunlar dert notası,
Şimdilerde yüreğim evrenin en soğuk noktası,
Zaman ağladı hüngür hüngür koptu bir gürültü,
Ve bu aşk, bir sona varamadan bir kenara dürüldü.