Galat-ı meşhur.. Kelime anlamı, herkesin doğru bildiği yanlışlar.
Ancak, bahsi geçen yanlışlar, sadece Soner Yalçın’ın kitabında yazılanlarla sınırlı değil. Hatta, bu yanlışlar, sadece tarihi yalanlarda ya da uydurulmuş kavramlarda değil, etimolojik açıdan da birçok sözcükte karşımıza çıkıyor. Misal;
“Gebermek” sözcüğü..
Birçoğumuz bu sözcüğü “ölmek, öldürmek” anlamında kullanır. “Geberteceğim seni”, “Böylelerini gebertmek lazım” gibi.. Oysa, gebermek sözcüğü, “şişmek” anlamına geliyor. Eski tarihlerde, insanlar, koyun, kuzu gibi hayvanları kestikten sonra, derisini daha kolay yüzebilmek için şişirme işlemi uygulardı. Bu duruma, Kurban Bayramı zamanı, kendi evinizin ya da komşunuzun bahçesinde mutlaka şahit olmuşsunuzdur. Kurbanın bacak kısmından bir delik açılır ve kurban şişirilmeye başlanır. Eski tarihlerde, bu işlemin sonunda “geberdi mi” diye sorulur, şiştiği kabul edilince de “evet, geberdi” denilirmiş. “Gebermek”, aslında “Kabarmak” demektir. Kabarmak deyiminin, Anadolu ağzıyla “Gebermek” haline dönüştüğünü anlamak zor olmasa gerek.
Ayrıca, destekleyici bilgi olarak, hamilelikten yola çıkarak da bu sonuca ulaşabiliriz. “Hamile” kelimesinin eş anlamlısına baktığımızda yine “Gebe” kelimesiyle karşılaşırız. O da aynı şekilde, “kabarmak”tan, “gebermek”ten gelir. Gebe, şişkin.
Bunun gibi birçok kelime bulabiliriz. Pekiştirmek amaçlı bir örnek daha verelim:
“Serbest” kelimesi.. TDK anlamı, “Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen”. Yani başı boş, hür. Ama aslı hiç öyle değil. Hatta tam tersi:
“Ser”(sar) kelimesi, “Baş” anlamına geliyor. “-best”(baste) ise “bağlı” anlamında. (Sarbaste=başı bağlı)
Hikayesi de şu: Yeniçeri ocaklarında evlilik ilk etapta yasaktı. Yıllar geçtikçe sürekli savaş ve askerlik hayatından bunalan yeniçeriler isyan edip evlenmek istediklerini ilettiler. 16.yy’da I.Selim zamanında, bu istekleri karşılık bulunca, evlenen yeniçerilere “ev izni” olarak haftanın 1 günü izin verilmeye başlandı. İzin günü geldiğinde evli yeniçeriler kapıya gelip evli olduklarını söylüyorlar ve gerekli evrakı gösterip dışarı çıkabiliyorlardı. Bu giriş-çıkış anında kapıdaki görevliler izne çıkan yeniçeri için “Serbest” yani “Başı bağlı” diyor ve çıkmasına izin veriliyordu.
Bunun sonucunda, “serbest” kelimesi, anlamının tam tersi olarak dilimize yerleşti ve o şekilde kullanılmaya devam ediyor.