Üzerimi giyindikten sonra beni yatağıma yatırıp yanağıma bir buse kondurdu annem . Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur sesli ve hızlı esen rüzgarla birlikte kuvvetli bir biçimde camıma çarpıp korkunç bir hal alıyordu . Ay’ın ışığıyla birlikte dalın gölgeleri boş olan duvarıma vurunca aklıma yatmadan önce izlediğim korku filminde bir sahne geldi . Aynısı oradaki bir sahnede de oluyordu . Git gide daha korkunç olmaya başlamıştı . Yorganı boğazıma kadar çekip ayaklarımı büktüm , sanki yatağımın diğer ucundan bir canavar varmış gibi geliyordu . Sonra gardırobum dan bir hareket ve tıkırtı duydum gibi oldu , korkudan dolayı hayal gördüğümü sandım ilk başta sonra dahada fazlalaştı bu ses ve hareket . Bir anda gardırobum dan bir şey fırladı . Sonra bir çocuk sesi , yatağımdan doğrularak gözümün ucuyla korku içinde baktım . Yalnız hiçbir şey göremiyordum . Hemen yataktan çıkıp ışığı açtım . Gardırobun eşiğinde benden küçük bir çocuk vardı . Ben sanki bu çocuğu bir yerden tanıyordum . Düşündüm , sonra aklıma geldi bizim albümde görmüştüm , bu çocuk aynı benim 2 yaşındaki halime benziyordu . Tabi ya bu çocuk benim küçüklüğüm idi . Bir anda bir ses duydum , her yer bulanmaya başladı , üzerime bir ağırlık çöktü ve yüzümde bir ıslaklık hissettim. Gözlerimi çok zor açtım ve kendimi yatakta buldum üzerimde ise köpeğim Ipıl’ı görünce bir anda sıçradım. Meğer her şey kısa bir rüyaymış . Ama böle bir şey olsaydı nasıl olurdu acaba diye düşünmeden de edemiyordum tabi …