Kayıt Ol
Tem 15, 2014
886 Views
0 0

GÜVEN DUYGUSUNUN SIRITTIĞI KARELER

Written by

Güven, hiç şüphesiz ki var olmak adına mühim bir duygu. Bazen sonradan kazanılan bazense doğuştan var olan bir hal durumu. Herkesin öyle ya da böyle sahip olmak istediği fakat çok azının sahip olduğu lüks bir duygu.

Her şeyde olduğu gibi bu duyguda da dozaj, hayati bir öneme sahip. Ne çok fazla güven güzel görünüyor ne de az olan güven. Dozajdan sonra benim kıstas olarak aldığım bir diğer nokta ise bu var olan güvenin alt yapısı. Evet, güven duygusunun alt yapısı o kadar önemli bir yere sahip ki, hemen kendini belli edebilen bir ayrımı yapabilmemize yardımcı oluyor. Uzaktan bakmak yeterli oluyor çoğu zaman. Bakıtığımdaa iki farklı duyguya kapılıyorum ben bu durumlarda: Acımak ve saygı duymak.

Bazı güvenlere tanık oluyorum ki, her halinden anlıyorum dolu bir duygu olduğunu. Halinden, tavrından, mütevazılığından ve daha birçok anlık kareden. Doymuşluk hissini veriyor rastladığım ya da okuduğum şeyler bana. Ve inanın, o duyguya sahip olan insan kadar doyuyorum o duyguya bu hallerde. Mutluluk hissini yaşıyorum haklı güven duygularında e karelerinde.

Bazense öyle sözde güvenlere denk geliyorum ki, çiğ olduğunu anlamamak için gerçekten saf olmak gerekiyor. Hak edilen bir güven olmadığı daha yürüyüşten belli ediyor kendini. Bir açık kapatma telaşı baş gösteriyor bu durumda. Bazen bir anahtar bazen telefon bazen dilden dökülen kelimeler ele veriyor açığı. Bu durumlarda da elimde olmadan acıma hissi bürüyor benliğimi ve acıyorum. Hayatı anlamadıkları ve sla da anlayamacakları için üzülüyorum bu tipler adına ve bunu yaptığım için de kendime kızıyorum daha sonra. Kızıyorum çünkü onlar için yapılabilecek hiçbir şey yok, biliyorum.

Hayat garip bir gerçek. Eksilerle artılar, aklar ile karalar, yukarlar ile aşağılar bir arada yaşıyoruz. Herkese şüphesiz ki saygı göstermek ve saygı duymak durumundayız. Ama dileğm odur ki, alt yapısı olan insanlar, güvenlerle dolu bir çevrede yaşayalım, o çevrelerin bireyleri olalım. Hayatı, görece, anlayalım ve hakkını verebilelim hayatın. Güven duygumuzu sağlam temellere oturtalım, deniz kumundan temellere değil.

Ertugrul Tuncay

Yazmak, bir nevi konuşmaktır okuyanla.
Yazmak, içten gelen bir dışavurumdur.
Yazmak, nefes almaktır.
Kısacası yazmak, yaşamaktır.

Latest posts by Ertugrul Tuncay (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.