Nihayet hepimiz her şeyin fotoğrafını çekmek zorunda hisseden Japonlar gibi olduk. Kısmen de olsa bu duruma Japonların fotoğraflama teknolojini elinde bulundurmaları da sebep olmuş olabilir. Ancak gelişen teknolojinin yanında biz insanların bu teknolojiyi nasıl kullandığı da önemli değil mi? Yapılan araştırmalar anı yaşayan kişilerle o anın imajını çekmekle uğraşan kişiler arasında yaşantılanan zamanı hatırlama konusunda belirli bir fark olduğunu ortaya koydu. Örneğin kızının keman gösterini izlemeye giden bir baba, tam kızı sahneye çıktığında onun tedirginliğini, heyecanını, seyircilerin ona hayranlıkla dolu bakışlarını ve onu seyrederken duyumsadığı gurur hissini ve başarısını görmek yerine, o anı ölümsüzleştirdiğini sanarak adeta bir refleksmiş gibi eline aldığı cep telefonuyla sahnede bütün güzelliği ile keman çalan kızını çekmeye başladığında bütün bu güzellikleri tüm detaylarıyla hatırlayabileceğini zannederek ne büyük bir hata yapmıştır. An da deneyimlenen duygunun rutini bozma ile ilgili olduğunu bilmek, deneyimin daha iyi algılanmasına ve hatırlanmasına neden olur.
Hayata bir cep telefonu ekranından bakmak yerine verilmiş olan bir çift güzel gözle bakmak çok daha gerçekçi anılarımız olmasını sağlar.
Aşırı İmaj sever olmamız yaşadığımız anın tadını kaçıyor gibi ne dersiniz?
Ertan Yavuz icaforiz_
