Kayıt Ol
Haz 11, 2014
922 Views
0 0

Hor Gören Anlardı Beni

Written by

Yazmaya başladığımda kendimi en huzurlu adammışım gibi hissediyorum. Her şey şu kalemi alıp şu klavyenin başına geçmeyle başlıyor. Nasıl başlamam gerektiği hakkında bir fikrim olmasa bile kendiliğinden hareket ediyor parmaklarım. Amacım hayatımı anlatmak değil. Hiçbir zaman da olmadı zaten. Hiçbir zaman düşünmedim bunu. Kendimi tedavi etme yöntemimdi bu sadece. Hatta sadece bundan ibaretti.

İnsanlar çok meşguldü çünkü. Arkadaşlarım, dostlarım, annem… Hep bir telaş içindelerdi. Ben sadece izledim onları uzaktan. Duydum hepsini, gördüm onları ama giremedim içlerine. Önümde bir oyun vardı ve bugüne kadar gelmiş geçmiş en başarılı olandı. Senaryosu belli değildi, sufle vereni yoktu. Dolayısıyla her şey birbirinden gerçek ve bir o kadar da yalandı.

Kimseye bir şey anlatamazdım. Öyle sözcükleri yan yana getirerek kendini ifade eden tiplerden de olamadım hiçbir zaman. Ya da savunduğu yolda sonuna kadar mücadele edenlerden… Onlara iyi bakın. Çünkü onlar dürüst adamlardır. Hep söylüyorum ve yine de söyleyeceğim, anlatsam da anlamazlardı çünkü. Kafamın içine girmeleri lazımdı. Oradan bakmaları lazımdı. Nasıl tepki verirlerdi, bilemiyorum.

Çocukluğumdan beri hep bir acıyla yaşadı ruhum. Yani, bilemiyorum, bu belki de benim doğal halimdir. Ben belki de buyumdur. Ne yaparsa yapsın değişemiyor işte bazen insan. Kimse elinde bir kase mutlulukla gelmiyor kapınıza. Bu yazının sonu nereye gidecek bilmiyorum. Belki de bağlayamayacağım. Belki de kapatacaksın beş dakika sonra. Ya da tam da şu anda.

Sesler duyduğum doğrudur. Ama bundan söz etmeyeceğim. Eskiden kalma bir şey… Aslında çok da eski değil ama sanki asırlar geçmiş. Dönüp baktığımda yaşadığıma dair bir kanıt bile bulamıyorum o kadar eski… Ha biraz da esmer bir gülüş var zihnimde.

Kendimde saklı bir kadın var. Söz vermiştim ona ama belki hatırlamıyordur. Yaşanacak bir gecenin akşamında öfkemi kustum ben sadece. Hiçbir zaman kalıplara sığamayacağımı bildiğim için… Bana ait olan gülüşüm gitmiş, her şeyi yakıp yıkacak bir hırçınlık gelmişti çünkü. ” Hor gören anlardı beni. ” diyor şarkı. Hor gören anlardı beni. Tabi yerimde olsa…

Kararlarımı geceye teslim etmekten başka çarem yoktu. Sabahlara erteleyerek yaşamaktan, kısa zaman aralıklarında unutuluşu izlemekten, yarattığım anıların sekteye uğramasına aldırmamaktan başka bir şey gelmiyordu elimden. Kalabalıkları ardımda bırakıp gecenin kutsallığına bıraktım kendimi. Ruhumun diğer yarısı vuslattı çünkü. Defteri dürülmüş bir zihnin bilinmeyen sayfaları çok karanlıktır. Sen bu karanlığa dalma okuyucu.

Ben nefes alıyorum. Kimsenin aklına benimkisiyle yer değiştirmek gelmese de ben yaşadığım her saniyenin çeteresini tutuyorum. Buralardan giderken birkaç hatıra dolduracağım ceplerime. Kimse alınmasın. Belki de bu yüzden farklısın diyenler var bana. Yaşadığım hiçbir şeyi unutmak istemiyorum artık. Yok etmek istemiyorum.

Kendimi kendi içimde erittiğim de doğrudur. Belki zamanla hafifleyeceğime de inanabilirim. Bazen diyorum hadi oğlum sevin. Ama o da garip oluyor. Sanki uzakta bir yerde, sevinmeye randevuyla gidiyormuş gibi.

Bir bulut geçsin gözlerinizden. Oradan benimkilere aksın. Bense görmezden geleyim. Bu sefer de ben istemeyeyim. Bir sağanak olsun yağsın içime. Gizlice ve hain… Çirkin papatyalarla dolsun ellerim. Bunları silecektim vazgeçtim. Çünkü her iyi dileğimde daha da aşağı düşüyor başım.

Bir meleğin yeryüzüne ineceğine nasıl inandım ? Ya da sahnedeki şarkıcının söylediklerine ? Sevişirken nasıl iki ayrı beden sığınırsa tekliğe, işte öyle inandım.

DEMİROĞLU

Arkadaşlarım yok benim. Kardeşlerim var. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Onlar olmasaydı ben olmazdım, olsaydım da böyle olmazdım. KÖŞE !

emre demiroğlu

'' Sadece yaz.'' dediler bana

Latest posts by emre demiroğlu (see all)

Article Categories:
Anı · Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.