Bugün sesini duymayışımın ikinci günü. Seninle mutluluğun nirvanasına ulaşmışken nasıl olurda bir anda böyle bir karar alabildin? O kadar uçuyormuşum ki mutluluktan, böyle bir ihtimalin olma olasılığını aklıma bile getirmemişim. Hiç düşünmemişim olur da gidersen diye. Nedenini bilmiyorum. Şuan kendimi boşlukta hissediyorum sadece. Ağlasam, düşünsem seninle olan günlerimi hiç dinmeyecek gibi. Ama düşünmesem nereye kadar? Şuan da bu satırları yazarken feda ettim bir kaç gözyaşımı sana. Ama olsun, sana dökülen gözyaşının anlamı bile farklı.
Sesini özledim. En son konuşmamızda ağlayışın hep aklımda. Kıyamıyorum sana, bu yüzdende sana yazmak istemiyorum çünkü biliyorum ne kadar direnirsek direnelim konu bizi üzecek yerlere gidecek ve ben senin üzülmeni istemiyorum. Sen çok farklı bir şeydin ya. 2 yıl önce minibüs duraklarında seni her gün gözleyişim hatrımda , şimdiyse yanında olamıyorum. Bu yüzden mi bitti? Mesafeler sevmeye engel mi? Ben her gün senin fotoğraflarını inceliyorum , ezberlesemde tekrar ediyorum çıkaramıyorum aklımdan seni. Açıkçası ben buna hazır değildim. İlk defa birini iliklerime kadar sevdiğimi hissettim, seni. Biliyorum sende beni seviyosun. Aksini iki dudağından duymadığım sürece konuşmayacağım bile. Neyse ya özledim sadece prensesim. Sen mutlu olacaksan bırak, ben seni uzaktan da severim. ❤