Kayıt Ol
Nis 14, 2019
178 Views
3 2

İÇİMİZDEKİ (BAĞIMLILIK) DÜŞMAN !???

Written by

Bağımlılık, bir nesneye, kişiye ya da bir varlığa duyulan önlenemez istek; veya bir başka iradenin tahakkümü altına girme durumu olarak tanımlanır.

Bu tanımın yanı sıra bugün bahsedeceğim konu, ilişkide bağımlılık. Şimdi bu yazıyı okuyan okuyucularım, “yok caaanım, ne bağımlı olacağım, sürekli düşünmüyorum bile, ne yaparsa yapsın” cümlelerini kuruyorsa dikkat! 🙂 Bu cümleler aşkın varlığından çok bir bağımlılığın işareti.

Öncelikle İlişki bağımlılığı, karşımızdaki insana aşırı derecede bağlılık göstermeye başladığımızda ortaya çıkan bir durumdur. Örnekleri sadece aşk ilişkilerimizde değil, İkili ilişkilerde, aile ilişkilerinde, örneğin anne ve kız arasında bile söz konusu olabilir. Bu ilişkilerde, Bağımlı olan taraf kaygılı ve depresif olurken, bağımlı olunan kişi de üzerinde bir baskı hisseder.

BAĞLI OLMAK MI, BAĞIMLI OLMAK MI?

İlişkilerde bağlı olmak ile bağımlı olmak arasında büyük fark var. Bağlılık, kişilerin birey olarak ayrı ayrı var olabildikleri, kendi yaşamları ile ilişkilerini dengeli bir şekilde bir arada sürdürebilmesiyken; bağımlılık, kişilerden biri (bağımlı olan kişi) kendi yaşantısını neredeyse yok sayarak, karşısındaki kişi ile yaşadığı ilişkiye odaklanır ve ilişkinin dengesi kaybolur. İlişkide bağımlılığın temel nedeniyse kıskançlık.

Kıskançlık: Çok sevmenin ya da sahiplenmenin bir göstergesi değil, daha çok kaybetme korkusunun bir göstergesi. Zaman zaman herkes bu durumu yaşayabilir bence. Önemli olan durumun ciddiyetini ve yaşanabilecek olumsuzlukları düşünüp bir an önce toparlamak. Çünkü iki tarafında yıpranması demek, ilişkininde yıpranması demektir.

Bağımlı olan kişilerin birkaç özelliğine bakalım birde;

• İlişkideki en ufak tartışmalar ya da anlaşmazlıklar kişinin kendini kötü hissetmesine neden olur.

• Ayrılık düşüncesi kişide bir mutsuzluk ve kaygı yaratır.

• Her daim ilginin üzerinde olmasını ister.

• Kişi,gündelik kararlarında bile tek başına emin olamaz.

Yukarıda birkaç maddede belirtiğim gibi bu durumu yaşadığını düşünenler öncelikle kendilerini toparlamalı, her ne kadar ilişkide “ben” olmaması gerekiyorsa da ben bu konuda geçerli olmadığını düşünüyorum.

PEKİ, NEDEN BİRBİRİMİZE BU KADAR ÇOK BAĞLANIP BİREY OLDUĞUMUZU UNUTUYORUZ?
Bu olası durum; birbirine bağımlı olma, terk edilme; sevilmeme ve yalnız kalma korkularımızdan kaynaklanıyor. Bağımlılığın bir diğer sebebi ise monotonluk. İlişkiyi monotonluğa iten ise birey olduğumuzu unutmamız.

Uzun süreli beraberliklerin başlangıcında (özellikle ilk ayından itibaren) kimliğimizi farklı bir boyuta taşımaya başlıyoruz. Kendimizi unutuyoruz, sevdiklerimizden alıştıklarımızdan vazgeçiyoruz. “ben” değil, “biz” olmaya başlıyor. Büyüklerimin söylediği gibi, bir elmanın iki yarısı olmak…Evet, bir bütün olabilmek güzel de bunun da sınırı olmalı. Çünkü böyle giderse ilişkide bağımlılık sorunu ortaya çıkabiliyor.

BENCE; “BİZ”

Bir ilişkide olması gereken özelliklerden bahsetmiştim bir kaç yazı önce. Onlara tekrar değinip, konuyla bağdaştırayım. İlişkide olması gerekenler, önem sırası kişiden kişiye fark edebiliyor ki bence bu sıralama;güven, saygı,aşk ve arkadaşlık.

Arkadaşlık çok önemli. Bu özellik ilişkideki doğru iletişim demek.. Bireylerin ilişkinin dışında da kendilerine zaman ayırmaları ilişkiyi besler. Sizin kitap okurken, sevgilinizin veya eşinizin spor yapması gibi…Ayrıca karşınızdaki kişinin isteklerini kabul edip ve bunlara saygı göstermek, sorunlar karşısında çözüm odaklı davranabilmek önemli. Çoğu insan hatta herkes diyebilirim, tartışmalarda haklılığını kanıtlamaya çalışıyor. Önemli olan haklı olmak değil, mutlu olmaktır.Bunu anladığınız zaman mutlu olabilirsiniz….

-bk

busekuytu

Gazeteci-Haber Muhabiri-PR/ İZMİR
https://busekuytu.blogspot.com/
busekuytu

Latest posts by busekuytu (see all)

Article Tags:
·
Article Categories:
Anekdot · Anı · Blog Tanitim · Edebiyata Dair · Eleştiri

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.