Kayıt Ol
Ağu 6, 2017
658 Views
4 0

İstanbul’a Uzağim, Aşk Kadar

Written by

Hayalinden kaçar mı yahu bir insan? Gözü kara bilirdim  kendimi. Uzun yolları bahane etmek de neyin nesi?Halbuki yalnızlık kotam dolunca kız kulesinin sabrını örnek alacaktım kendime. Sonra annelerinuslu durbakışını atacaktım gözlerime . Rüyalar görmeyecektim artık. Masalların başkentinde rüya görmek … Bu hataya düşmeyeceğim elbette. Gözyaşlarımı Marmara’ ya bağışlamaktan hiç çekinmeyecek, bir martının kanatları arasına huzur semti inşa edecektim. Boğazı izlerken önce yutkunacak sonra cebimden çıkardığım müsveddeye bir şiir karalamaya baslayacaktım okunaksız el yazımla. Derin bir nefes alıp Türk Edebiyatı’nın nadide isimlerini anacaktım birer birer. Belki de fatiha gönderirim ruhlarına, bilemiyorum. Bâd-ı sabâ gibi essin şairlerin sigara dumanı yüzüme yüzüme . Eğer bir gün bir banka oturup gazete okuyabilseydim Kaldırımlar Şairi gibi ucunu tutuşturduğumu hayal edecektim dudaklarımın arasındaki sigarayı.

Çırağan’ dan ya da Topkapı’ dan İstanbul mavisi tüm cazibesiyle görünüyordur herhalde. O manidar mavi nakşederken gözlerimdeki kahverengiye, Fatih gibi derin derin düşüneceğim ruhumla çetin bir savaşa girmeden önce. Eğer bir nefs muhasebesi yapmam gerekirse bunu Haliç’ te yapacağım.

Aşık olmayı pek beceremem sanırım. Sorun değil, -mış gibi yaparım ben de.

Neydi ki aşk? İsmini soluk borunun oraya kazımak ve her nefes alışında biraz daha acımasına hür iradenle müsaade etmek…

Bedenlerden sıyrılan ruhların muhabbete dalması…

Yaz Kızım: Sanığın kaçak ya da korkak olmadığına lakin bir İstanbul aşığı olduğuna karar verilmiştir!

Avatar

Latest posts by Melda İşler (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.