Onu izliyordum.Yaklaşık yirmi metre ötemde oturuyordu.Fresh Bar’daydım.Kuytu masaların birinde tek başımayım yine.Üniversite sınavındaki bir çocuğun konsantrasyonuna sahibim.Bacak bacak üstüne atıp o file çorabın içinde hapsolmuş beyaz tenini gösteriyordu bana.Günlerdir ona bakıyorum.Cebimde param yada içimde özgüveni yoktu.Onu izlemekte bana pahalıya patlamıyordu.
Arada sırada yanına birileri uğrardı.Erkekse sigaramı yakıp başımı öne eğer usul usul solurdum zehrimi.Yirmi metreden sahiplenebiliyor oluşuma şaşırırdım hep.
Her gece o gidene kadar oyunumu sürdürürdüm.Onunla konuşmak,flört etmek yada sevişmek ürkütücü geliyordu.
Hep kaybedeceğimi biliyordum.
Birgün işemeye helaya gittim.Döndüğümde masamdaydı.Adı,yaşı,işi yada masama gelmesi için nasıl bir sebebi olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu.
“Seni tanıyorum.”dedi.
“İkimizi de tanımıyorum.”
“Sen yazarsın.Sigara içişin bile BAĞIRIYOR bunu.”
“Sen kimsin ?”
“Adım Beste.”Sahi bir beste olsan tüm notaları şehvet barındıran mükemmel bir eser olurdun dedim içimden.
“Bende Alper.”
“Nefretle yazıyorsun.İnternette yazılarını okudum.”
“Virüslü bir siteye girdiğini farzet.”
Ona bir bira söyledim.Sigara paketimin içinden bir tane aldı.Sanki dudaklarında bir şeyler eksikti ve şimdi tamamlanmıştı kombini.
Şanlı sigaram dudaklarının arasındayken çakmağını çıkardı ve yaktı.
CASSS
Beynimden hayalarıma kadar hissettim o sesi.
Ben terk edilmiş,aç bir evcil köpektim.O ise komşunun merhametli kızıydı.Ona hayrandım,ondan nefret ediyordum.Kırmızı dolgun dudaklarının arasından üflüyordu dumanı havaya.
“Ne iş yapıyorsun ?”dedim.
“Özgürüm.”
Yazarlıkla özgürlüğün arasındaki tek fark sadece sigara paranı çıkarıyor olmandır gerçi.
Çok güzel bir kadındı.Tanrım onu odama götürüp düzmek için çabalamalı mıyım ? Belki hastalığı vardır ? Liseden beri bu kadar sıkıntılı hissetmemiştim kendimi.Her sabah alarmla söverek uyanmayı,kravat takmayı ve sınıftaki tüm aptalları çekmeyi bile kabullenmiştim o sıralar.
“Gezelim biraz.”dedi.
Çıktık.Tahminimin aksine çok konuşmuyordu.Muhabbet edebiliyorduk.Onu yanımda gezdirmek benim için bir gururdu.Koluma girdi.
“Üşüdüm.”dedi.Teşekkürler Miko.
Varsın üşüsün.Sigarasını yaktım kolunun olmadığı sol kolumla.Sahilde biraz gezdik.Her yer bir şey peşinde koşan insanlarla doluydu.İnsanlar şansım yaver gitmezdi hiç.Ben ARINDIM.Kafalarındaki irin dolu düşüncelerini çoktan aştım.Yürüdük uzun süre.Bu saatten sonra eve gidemeyeceğini söyledi.
ŞANS.Bana gittik.Cemil Büfe’den iki şişe şarap aldım.Güç bela kapıdan içeri girdik.Üst kattaki ev sahibinin sesimizi duymamış olmasını umuyordum.
Oturduk.Odamın her yanı sakinlik barındırıyordu.Küllüğümüz vardı.Şarabımız vardı.Biraz mutlu olmak istiyordum.Tanrım,yıllardır somurtuyorum.
İçtik uzun süre.Sonra masanın bir köşesindeki kanapeye oturdu.(YANIMA)
“Benden de nefret eder misin ?”dedi.
“Bilmiyorum.
“Neden kadınlardan nefret ediyorsun ?”
“Erkeklerden de nefret ediyorum.Sadece kadınlar daha sık hatırlatıyorlar.”
“Ne yapıyorlar ?”
“Dışarıdaki oyuna alet olduklarını hiç gizlemiyorlar.”
“Nasıl ?”
“Kodese girmeden önce bile bu kadar soru sormamışlardı.”
Evet gerçekten öyleydi.Yıllar önce Sinan diye bir dostumla SERSERİSOKAK dergisinde yazıyorduk.Daha doğrusu bütün boku biz çekiyorduk.Ta ki dergi bütün bıçkın çocukların elinde gezene dek.Polisler ikimizi de “Devletin otoritesini sarsma” suçundan içeri aldı.1 ay yiyip içip çıktık.Duyduğuma göre Sinan çıktıktan sonra eşcinsellerle takılmaya başlamış.
“Hadi lafı değiştirme,bunu daha sonra soracağım.”dedi
“Onlardan kaçıyorum.Aradıkları şeyin ben olmadığını biliyorum.Aradıkları şey araba,ev,saygınlık yada çocuklarının bakıcısı için gereken para.Aradıkları insanın parası,kasları ve sarı saçları var.Bunların hiçbirisi bende yokken istedikleri biri gibi davranamam.”
Susuştuk.Bu an kırılma noktasıdır.Ya gider ya kalır.Kaldı ve çekti beni kendine.Öpüştük.
Sıcaktı.Gerçek sıcak.Soba veya kalorifer değil.Nevroz ateşi.Gömleğimi çıkarttı-yırttı.Sonra kucakladım onu.Yatağa girdik.Soyunmaya başladık.Eteğini çıkarttım.Kırmızı külodunu gördüm.Kemerimi açtı.
Günahkardım.Bluzunu çıkardım.Kırmızı sütyen.İLAHİ UYUM.Öpüştük.Isırıyordu.Beni sırt üstü yatırdı ve sütyenini çıkardı.Bembayaz ten ve iri göğüsler.Çoğu zaman bir BMW’ye tercih edilir.
Sapıktım,fetişisttim ve yazardım.Dostoyevski bunu yazardı.
Amatör ve hiç reddedilmemiş bir yazar gibi çalışıyordum ona.Sonra kalktım ve içine girdim.Nevroz ateşinin içine atlamak.Islaktı.Kökledim.ATEŞTEN BİR KODES.Terliydik ve inliyorduk.Ufak numaralar yaptım.En sonunda boşaldım ve yanına yattım.Banyoya gitti.Uyuyakalmışım.
Sabah kalktığımda yanımda yoktu.Mutfağa gidip şaraptan koydum.Çivi çiviyi söker.Yatağıma döndüğümde bir zarf buldum.Masamda,daktilomun yanında.
“MUTLAKA GÖRÜŞÜRÜZ.”yazıyordu üstünde.Açtım.
“Düzene karşı çıkan insanların çoğu düzenin ta kendisidir.”
En altında büyük bir öpücük vardı.Kırmızı…
Alperen BAYRAM