Kayıt Ol
Oca 16, 2016
921 Views
0 0

KADINLARI KADINLARLA YOĞURUN

Written by

Anlatılası çok yaşam taşıyorum cebimde.Lakin kahraman sıfatı durmuyor hiç birinin omuzlarında.Ne çok güçlüler,ne şanslı ne de süper! Süper olsalar nasıl dokunabilirlerdi bana.
Nasıl anlayabilirdim yaptıklarını,nasıl tahmin ederdim yapacaklarını.
Hayal kurarak yaşayıp güvenerek nefes almakken anayasası yaşamımın ne mükemmeliyet anlardı ruhum ne de alkışları
kaldırabilirdi.noksan olanla bulurken kendimi kaybı da bu inançlarla yaşadım.
Kadınları kadınlarla yoğurun.
Hayatımdaki herkesden bir parçayım sanki.Herkese bir töz parçası bırakmışım,onları toplamak için gelmişim tekrardan .Bundandır belki tesadüflere inancım.Cebinde renkli kalemler unutmak bir çantanın,denk gelmesi aylar sonra.Bu işte bulmak.Kendinden bir seyleri başka bir kadında bulmak.Küçüğü büyüğü farketmiyor,karşılaşmalar hele ki eşleşmeler mutlu ediyor beni.Hayal kurmanın ciddi bir iş olduğunu bilmediğim yıllarda karşıma çıkan kadındır ki kocaman çekip çevirmiştir hayatımı.Ben nasıl inanmayayım sana Nazlı Eray.Aklımın filtrelerini çekinmeden kaldırdığım anlarıma şahit olan annem,deli yanını çok daha sevdiğim kadındır mesela.Anne sıfatı kutsal ama başka bir kadın yetiştirmek ve ona bu kadar güzel dokunabilmek yıllar boyu, bu mucizevi bir şey.Nasıl inanmayayım ben bu kadına.Annane dostu yıllar öncesinden arabesk bir sesi bu kadar anlamaya çalışmam ,kendini kendime zaman zaman dert etmem mesela;çaresizliği yeni ögreniyor olmam degil midir.Hatta ve hatta yıllar sonra onun yakarışını mis caz sesli Ceylandan duymam degil midir hayatımın minik cilveli heycanı.
Yollarla karşılaştıgım yıllarda gelmedi mi elime Tezerin satırları.’Olabileceğim yer kaldı mı?’ dediğinde farkettim üzerinde durduğum rayların hayatıma henüz girdiğini ve hissettim hep olmalarını istediğimi.Güneşten,Yıldızdan anneler yazdım kendime.İkisini de edindim hayatıma.Durmaksızın yazan Yıldız annem kontrolün ne de zararlı oldugunu gösterirken Güneş annem boynumdan ayrılmadı yıllarca.Kurabiyelerden terapiler yazarken kendime kulagımda Yıldız’ın sesi oldu ve terapi tamamlandı çoğu zaman.Yıllar sonra kurabiyelerimin kokusunda Sylvia’yı tanıdım.Fırın başında kurabiye beklemelerim anlam kazandı.Romantikliğimden uzaklaşmamı düşünmedim degil zaman zaman,ülkeye bakmam yetti bu vakitlerde.Kadın olmanın farkını o zamanlarda yaşadım zira benim dünyamda cinsiyetin adı geçmiyordu.Aklımın almadığı sistemlere yorarken kendimi kadını gizlediklerini,parmaklıkları ve bastırılmaya denk geldim.Sevgi Soysal bağırıyordu.Hayalime yakışan karakterdi.Gerçegi çözmeye çalıştığımda ona kaçabilecegimi biliyorum ve Elasını yürüterek önümde büyüyorsun diye de uyardı beni tam da büyüdüm ben dediğim gün takvimimde.Büyümeyle karşılaşmam kapsül şeklinde olsa da tabi ki de acısını zamana yaydım.Dediği gibi Sevgi Soysalın gelmesi çok olağan olan vapurlardan değişik bir şey bekledim.İnen yolcular için o kadar da önemli değildim.Yürüyordum,büyüyerek.Mevsim dışı sayfiye yeri sokaklarında başlayan ‘yürümek’ sürecim o yollarda başka satırlarla çığlık bulmuş kuşlarla karşılasarak devam etti.Kuşların konduğu çiçeklerden ruh istedim renkleri döndürseydi başımı başka bir şey degil.Mezarını aradığım Didem’in topragında bile ruh bulabilecegime inanmışken nasıl inanmayayım ben bu kadına.çiçek aşısı isterken hayllerim Didemden, ağzında çiçek yetiştiren meczup bir kadın girdi ki hayatıma en güzel tesadüfleriyle Kadıköyün ruhuma battığı bir günde.Kadıköy Sinemliydi artık(Sal).Satırları,balkondan atlayan çiçeği,dilindeki küfürü başımın tacı.Takvimin o büyüme gününe en güzel çicek konduran ise Eylül.Tesadüflerin heycanıyla da bir güzel bezedim ki bu karşılaşmayı.Eylül ayının son gecesine dönerken gün,tam da aklımdayken diğer kadınların nasıl büyüyüp nasıl atlattıkları Irmak Zilelinin dile getirdiği Eylül çıktı karşıma.’Eşik’ dedi Irmak,bu bir eşik ve o eşiği aştıktan sonra hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını öğrendim.Eylül’ün dediği gibi Stalin bir çikolata markası değildi veya sevmek işi karşılıklı olmayabilirdi artık.
Böyle dizerken hayatı uzak olsam tanımasam,varlıklarını bile hayal edemesem dediğim kadınlar da oldu.’Koca’ diye sevdasını adlandıran çakma cadıları,imza ve bir takım somut çöplüklere değer katan kadınları da anlamadım hiç,sevmedim çünkü sevemediklerini düşündüm.Büyümemişler miydi acaba dedim.İnandıkları izledikleri hayatlar olmadı mı diye düşündüm.
Sanırsam bunun cevabını da diğer bir büyüme gününde takvimimin cevaplayacağım.

Avatar

Latest posts by anik (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.