Şub 11, 2017
852 Views
4 0

KAPATIN TV’LERİ KAPATIN

Written by

Aklınız karışmasın! Algı operasyonu yapanları, referandum sandığı açılana kadar dinlemeyin.
İzlemeyin yandaş yalaka kanalları! İzlemeyin haber programlarını, okumayın militan yetiştiren satılmış gazete ve onun yazarlarını.

Alenen alay ediyorlar, Mustafa Kemal’in zeki diye tanımladığı, çalışkan diye övgüye layık bulduğu; yüksek karakterli diye yere göğe sığdıramadığı aziz Türk milletiyle alay!
Siz milleti hem kör hem sağır hem de kurbağa akıllı olarak mı görüyorsunuz?
Daha dün Fetö ile aynı sofrada aynı çanağa yalayan; birlikte kaşık sallayan siz değil miydiniz?
Daha dün PKK terör örgütünü Habur sınır kapısında davullu zurnalı karşılayan siz değil miydiniz?
Habur sınır kapısına çadır kurup, hakimleri/ savcıları teröristin ayağına siz göndermediniz mi?;
PKK’lı terörist pişman değiliz derken, pişmanlık yasasından yararlandıran serbest bırakan fetö terör örgütü müydü?
İktidara geldiğiniz de, DHKPC bitmiş, PKK eylem yapamaz hale gelmişti. Fetö terörüde, yer altında köstebek gibi toprağı eşeleyerek patates yumrusu arıyordu.
İktidarınızın diliyle, eliyle, suyuyla yeşerdi hepsi; toprağa kök saldı, gökyüzüne dal budak oldu…
Be kardeşim , siz ağzınızdan laf çıkarken, hiç aynaya bakmıyorsunuz?

Yalan söylerken, hiç yüzünüz kızarmıyor mu?
Söz meclisten dışarı bir de dindar geçiniyor, arkanızda kamera ordusuyla CAMİLERİ dolduruyor; cemat oturunca ayakta resim vererek , gerçek inanları kaldırdığınızı zannediyorsunuz.
Garip gurabayı, saf masum inanları kaldırdığınızı farz edelim, Allah’ı nasıl kandıracak, onun huzuruna nasıl çıkacaksınız?
Kendiniz inanıyor musunuz? Yaptığınız şu çarpık algı operasyonu “ Feto, PKK, DHKPC” hayır diyormuş da; iktidar da onun için evet dermiş kandırmaca sının işe yarayacağına?
Bu kadar küçük görmeyin bu milleti, güldürmeyin dostu düşmanı kendinize.
Aynaya bakın aynaya; görünce yüzünüzdeki sahte maskeyi, başkasından önce kendiniz tüküreceksiniz kendi yüzünüze.
Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan demiş ki ““İşin sırrını açıklıyorum: Ne yapıyorsa tersini yap” sandığa gidecek, kendi geleceğine oy verecekler için bundan daha acık ifade olur mu?
Bence Cumhuriyete sahip çıkmak isteyenler, bu anlaşılır basit cümlenin derinliğini görmeli; iktidar referandum için ne istiyorsa tersini yapmalı.
Zira Türk milletinin geleceği, Atatürk’ün işaret ettiği muhasır medeniyetten geçiyor.
Hayır diyelim ki bu yol açık kalsın! Hayır diyeli ki çocuklarımız, torunlarımız geleceğe ümitle baksın.
Diktatörlük iyi rejim olsa, Saddam Hüseyin’in Irak’ı güllük gülistanlık olurdu.
Diktatörlük özenilecek rejim olsa Suriye, kan gölüne dönmez; Suriyeli göçmenler Türkiye’nin başına bela olmazdı.
Diktatörlük iyi bir rejim olsa, Libya’nın uzatmalı lideri Kaddafi hala Libya’nın başında kalırdı.
Ve son olarak diyorum ki, Almanya’ya bir göz atın! Almanya’nın kalkınması ne zaman başlamış ne zaman zirveye ulaşmış lütfen inceleyelim.
Adolf Hitler iktidarında ikinci, dünya savaşı yıllarını bir hatırlayın! Ve sandık başına giderken bir partili olarak değil, kendi geleceğini, çocuklarının, torunlarının istikbalini düşünen biri olarak gidelim.
Kapatalım televizyonlarımızı, okumayalım gazeteleri, yandaş kiralık kalemleri; dinlemeyelim haber bültenlerini.
Biz Atatürk’ün deyimiyle zeki bir milletin torunlarıyız. Bize doğru yolun ne olduğunu gösterecektir kalbimiz.

Kavlak Necati

Güneşin doğuşu, Can Kuş'u nun Dünya'ya kanat çırpması ise,
Gün batımı da, açan güllerin solan yaprakları olmalı.
Her gün yeniden doğan, her gün yeniden ölen bir bedenin,
kafesinde çırpınıp durmak zor.
Doğduğum yöre de, taşlar topraktan daha çok.
dağında gökyüzüne, Çam ağacı yerine, Ardıç ağaçları uzanır.
Gövdesi ne tomruk olur, ne de kereste.
Kiriş diye uzatamasın onu duvarın üstüne.
Yanarken saman alevi gibidir, köz bırakmaz geride.
Büyürken fidanı su istemez.
Kışın yağan kar, ve Nisan yağmuru yeter yaşamasına. İğne yapraklarının arasında olur gılikleri.(meyve)
Önce yeşil, sonra siyah.
Acıdır tadı.
İlaç olmaz hiç bir yaraya.
İşte ben böyle bir kıraç toprağın üzerinde yeşermiş,
kökü kayaların altına uzana ağaç gibiyim.
Siz çınar da diyebilirsiniz, koyu gölgesi olan, Meşe'de. Kayın,gürgen zaten hiç olmaz bizim dağımızda.
Dereler kışın akar, yazın kurur.
Avşar'ın soylu kızları suyu kuyudan çeker kovayla.
Kulaçla ölçülür kuyunun derinliği.
Al yazmalı, beyaz tülbentli kızlar, aynayla haberleşir, yavuklusuyla.
Hala öylemi bilmem.
Ben gideli gurbet ele, değişmiştir belki, gelenek ve de töre. Belki orada da geziyordur, genç kızlar sevgilisiyle el ele.
Kim bilir?
Ben buyum işte.
Diğer kimlik bilgilerim kayıtlı nüfus kütüğümde.
İlim ilçem hepsi var.
Bence esas ben, bu satırlarda saklı.
Çözün çözebilirseniz,bu bir bilmece.....
Kavlak Necati

Latest posts by Kavlak Necati (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.