Sana yazmayı bıraktıktan sonra seni yazmaya başladım.
Sokak lambaları sönmüş kapkaranlık sokaklarda yolumu bulabilmek umuduyla sana gelmek için çabalarken kokundan bulurum umuduyla yürüdüm korktuğum o simsiyah yollarda. Korktum önceleri , sonrasına gelince sana gelen her yolda korktuğumu anımsadım çaresizce, ardına bakmadan gitmenden, sesini gözlerini benden mahrum bırakmandan , kokuna hasret kalmaktan korktuğumu hatırladım. İnsan korktuğu bir insanı neden severdi, zerre fikrim yoktu fakat ben seni gecenin tüm karanlığınca sevmiştim farkında olmadan zira sevmeseydim korkuyor olurdum hala karanlıktan. Bak şimdi uyurken gece lambası takmıyorum odama, elektrikler gittiğinde annemin yanına da koşmuyorum titreyerek, sokak lambaları patlak olan caddelerden de geçmemezlik yapmıyorum anlayacağın ben seni koyu bir karanlıkla seviyorum gittin gideli, seni görmeden, gözlerine bakmadan, sesini bile duyamaz oldum karanlıktan diyeceğim o ki adam ; korktuğum başıma geldi, sen ne zaman geliyorsun ? Bilirsin ziyadesiyle en çok senden korkarım ben…
