Hep olduğu gibi sert esen rüzgar, uykulu asık yüzler, acı çaylar, soğuk tuzlu çorbalar ve kirli tuvaletler…
Mola yeri sonuçta, beklentiyi mümkün olduğunca düşük tutmak kaçınılmazdı. Saatlerdir bizi taşıyan yorgun otobüsü yıkadı muhtemelen 16-17 yaşındaki yoksul, genç adam. Ağzında sigarasıyla. Biz ise iştahsızca, kazınan karnımıza bir şeyler girsin diye atıştırdık. Adı üstünde ihtiyaç molası. Bir tek otobüs mutlu ayrıldı buradan. Daha temiz, daha parlak…