Ramazanda zincire vurulmayı unutulan şeytan misali geziyorum gecenin karanlığında.. Umutsuzluğa kapılmadan umudumu arıyorum umutsuz yarınlarımda.. Korkak bi ihtişamım var gücünü kaldırımlardan alan.. Yürümek istiyorum ruhumun arkasından.. Olmuyor.. Ya benden ayrılmak istemiyor yada anlıyor kendisi olmadan yapamayacığımı.. Yalnızlığı tattırmak istemiyor bana, beraber yaşadığımız onca yalnızlığı unuturcasına.. Bırakamam seni.. Sokak lambaları ihtiyar bi amca gibi titriyor, direniyor ee birazda ürkütüyor.. Karanlık demlendikçe daha bi samimi geliyor gecenin bende ki heyecanı.. Ama yol bitmek üzere biten herşey gibi bırakıp gitmek üzere.. Elveda demek gelmiyor içimden.. Diyemiyorum da.. Sahte bi tebessüm etmek geliyor elimden.. Galiba ruhum benden müsaade istiyor.. Israrla..Ama niye ? Beni yalnız bırakacağını bildiği halde bu gidiş niye ? Az önce dememiş miydi bırakamam seni diye ? Yoksa yalan mıydı tüm bu dediklerin.. Yoksa senmisin misafiri bu sonsuz hakikatin.. Neyse ne.. Bizde adettir.. Misafire müsade sizin denir…