Kayıt Ol
May 2, 2017
942 Views
2 0

O’nu Gördüm

Written by


Felekten bir gün çalayım istedim
Ve kendimi alıp çıktım yola
Yanımda vardı bir de eşim
Yolculuk pek çok zor olmadı
O benim zevkli işim
Giderken sür’atle asfalt yolda
Aklıma takıldı şu yalan Dünya
Kırık penceremden bir nazar attım ona
Nerede yer bulmalıyım diye Kendime
Bir soru takıldı aklıma
Aklımı, aklımla sorgularken
Bir filozofun sözü vurdu oltama
“Okunacak en büyük kitap insandır” diyordu bilge
Öyleyse ben beni okuyabilir miydim
Sordum kendi kendime
Bir düşüneyim dedim
Ve kendimi Okumak isterken
O’nu gördüm
Birlikte oturduk sahilde
Sıcak kumların serin sularla öpüştüğü yerde
Aynı gözle baktık mavi Deniz’e
Kıyı boyunca uzanan engin suları
İçinde gezinen küçük balıkları
Kıyıya vuran kumu
Kuma uzanan onca insanı konuştuk
Denizin bittiği yerde
Ormanı, Çam ağaçlarını
Ağaçların dalında saz çalıp şarkı söyleyen ağustos böceklerini
Ve hamakta yatan adamı
Çekiştirdik birlikte
Sincaplar cirit atıyordu dalların üstünde
Ona da değindik bir nebze
Gördüğüm sırları seyrederken gönül penceremden
O vardı hep yanımda
Bakıyordu gözlerime
Dokunuyordu elime
Gülüyordu yüzüme
Riya yok sözümde
Hiç abartmıyorum
Yazdıklarım bire bir doğru
Kıyının güzelliğinde
Deniz’in renginde
Güneşin kızıllığında
Kumun sıcağında
Ağustos böceğinin sazında
Semaverde demlemiş çayın renk ve tadında
Çam Ağacının iğne yaprağında
Esen rüzgârın kanadında o vardı
İşte tam orada duruyordu
Sonsuz ilim ve irfanıyla
Onu gördüm O’nu bütün ihtişamıyla.

Necati Kavlak

Kavlak Necati

Güneşin doğuşu, Can Kuş'u nun Dünya'ya kanat çırpması ise,
Gün batımı da, açan güllerin solan yaprakları olmalı.
Her gün yeniden doğan, her gün yeniden ölen bir bedenin,
kafesinde çırpınıp durmak zor.
Doğduğum yöre de, taşlar topraktan daha çok.
dağında gökyüzüne, Çam ağacı yerine, Ardıç ağaçları uzanır.
Gövdesi ne tomruk olur, ne de kereste.
Kiriş diye uzatamasın onu duvarın üstüne.
Yanarken saman alevi gibidir, köz bırakmaz geride.
Büyürken fidanı su istemez.
Kışın yağan kar, ve Nisan yağmuru yeter yaşamasına. İğne yapraklarının arasında olur gılikleri.(meyve)
Önce yeşil, sonra siyah.
Acıdır tadı.
İlaç olmaz hiç bir yaraya.
İşte ben böyle bir kıraç toprağın üzerinde yeşermiş,
kökü kayaların altına uzana ağaç gibiyim.
Siz çınar da diyebilirsiniz, koyu gölgesi olan, Meşe'de. Kayın,gürgen zaten hiç olmaz bizim dağımızda.
Dereler kışın akar, yazın kurur.
Avşar'ın soylu kızları suyu kuyudan çeker kovayla.
Kulaçla ölçülür kuyunun derinliği.
Al yazmalı, beyaz tülbentli kızlar, aynayla haberleşir, yavuklusuyla.
Hala öylemi bilmem.
Ben gideli gurbet ele, değişmiştir belki, gelenek ve de töre. Belki orada da geziyordur, genç kızlar sevgilisiyle el ele.
Kim bilir?
Ben buyum işte.
Diğer kimlik bilgilerim kayıtlı nüfus kütüğümde.
İlim ilçem hepsi var.
Bence esas ben, bu satırlarda saklı.
Çözün çözebilirseniz,bu bir bilmece.....
Kavlak Necati

Latest posts by Kavlak Necati (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.