salalar okunurken, arkadan akıp giden kalabalığın uğultusu ile irkildim Münire. bir bana bak bir de dünyaya… korkuyorum Mefkure… bu bendeki istihbarat korkusu, bu bendeki kilitlenen kapıların korkusu, o tankların ilerlerken…
Sonra oturduk uzunca birbirimize baktık. Çok boş..Çok boşuna.Boşu boşuna. Öğrendim. Bakmak aşk değilmiş her zaman. Hava soğuktu.Kışın en şubatı. Kar yok yağmur vardı. Sevmezdim. Günün lanetliğini ona bağladım. Yağmasa.. Çok…
Aşk sonsuza kadar sürermiş, yok daha nelermiş sende inandın buna gönül. her aşk bir bitermiş işte o gün gelmiş. ayrıldık biz yine düştük meçhule giden yollara biraz durup…
Gecenin bu saatinde okuma koltuğuma kurulmuş Vezir-i Azam Nizamül Mülk atamın Siyasetnamesini okuyorum ki, bir de ne göreyim böyle ferman niteliğinde bir kelimeler bütünü hemen paylaşayım da sizde okuyun…
Hani şu meyve ağaçlarına, gül dallarına falan bi aşı yapıyorlar da bir anda o dünya ekşisi erik ağacından dünya tatlısı bir kayısı çıkıyor mesela..Ya da ne bileyim dut vermeyen heybetli…
Dostoyevski, Sartre, Camus ve Kafka ile yattım, şöyle bir gerçek var ki Kafka parmaklarını gerçekten çok iyi kullanıyor. Her okuduğum kitabı yırtıyorum. Arkamdan iz kalsın istemiyorum insanlara. O kadar farklı…
Sevgili Dostum, … Ne yazacağımı bilmiyorum söyleyecek sözüm olmadığından değil, bu sefer anlatacaklarım çok fazla. Birçok duygu günlerdir yüreğimi meşgul ediyor da birkaç kelime bulamıyorum anlatmaya. Söylemek isteyipte sessiz kalmak,…