Gece ne kadar güzeldir ve de sessizlik ne kadar huzur verir insana ta ki kalabalık bir şehre güneş doğana kadar. Bundan sonra tüm kötülükler çevreler insanı. Trafik, gürültü… Metro ve…
Bir ip gibi uzuyordu önümde yollar Yürünecek yollar Hadi yürü diye bakıyordu ağaçlar Bir cambaz edasıyla başladım yürümeye Elimde bavul olmuş bir denge sopası Benim bugüne kadar biriktirdiğim tüm hatıralar…
sesler duyuyordum gecenin içinden sesler ki; anneleri, çocukları sesler ki; öpüşmeler, musluktan akan sular. sesler duyuyordum gecenin içinden sesler ki; soğuk yataklar, bakışlar uzaklara sesler ki; özlemler, bir daha…
Hoş geldin oğlum. Söz verdiğin gibi geldin yine bana. Teşekkür ederim. Kusura bakma, yine karanlıklar içinde karşıladım seni. Sen karanlığı sevmezdin Ama ben, En çok karanlığı özlüyorum oğlum.…
Umut ederim ki bugün yeni bir ölüme kanat açacağım Belki uzun bir öykü yazılacak Hüzünlü vedalar ısıtamayacak yüreğimi Akşamları,güneş batarken Türlü şeytanlar çalacak kapıları Ve çeşitli yağmurları getirecekler Aslında beklemeyeceğim…
Klasik kitapların bazılarının adları açıklayıcıdır. Muhteşem Gatsby‘nin karakterini açıkça işaret ettiği gibi. Bazen Çavdar Tarlasında Çocuklar‘da olduğu gibi, metnin içinde parlayan birkaç sözcükten alır adını roman. Ya da bir başka günümüz klasiğinde, 1Q84‘de…
Hayvan Çiftliği ve 1984 gibi ünlü romanların yazarı George Orwell, “Niçin Yazıyorum” başlıklı uzun denemesinde, yazarları bu eyleme iten dört temel nedenin olduğunu söyler: “Bu nedenler her yazarda farklı şiddette var olabilir ve…
Geçim, yazarlar için de bir dert kuşkusuz. Hazırda gelirleri yoksa, çoğu zorunluluktan, yazının yanına başka işler koyar. Bunu seçmeyip bütünüyle yazmaya ve okumaya odaklı bir yaşam kurabilmek ilk anda kulağa hoş gelir. Peki…
En büyük talihsizliğim kütüphane değil, televizyon çağında doğmaktı. Bazılarımız hem yanlış zamanda hem de yanlış yerde anamızın rahmine düşüyor. Eski bir arkadaşım, Kâlû Belâ’da artık nasıl bir yanlışlık olduysa Amerikalı…
Öğreniyorum, öğrenmeye her geçen gün devam ederek… Bir insanı suçlamanın ne kadar kolay, anlamaya çalışmanın ise ne kadar zor olduğunu öğreniyorum. İnsan her zaman hafif yaralı kurtulamıyor hayattan. Ağır…
Seni sevmek sıcak ekmek, domates-peynir kokusu içime derin derin çektiğim, Vazgeçemediğim, Seni sevmek bu dünyada sevilesi ne kalmışsa o, Geceyi uğurlayıp sabahı kucaklamak, Çoban yıldızında bulmak seni, Soluğunun peşi sıra…
yapraklar düşüyordu ağaçlardan uzaklardan köpek ulumaları kürsülerde çirkin ceketleriyle bir barış sözü geçiyordu dillerden oysa barış kalplerden geçer önce yapraklar düşüyordu ağaçlardan ve barış yalanları -dedim size- önce kalplerden…