halen daha sokaklardalar. onlar. yazamadıklarımı yaşayanlar var. sakin değilim fakat sinirli ve öfkeli de değilim. mağazaları gezen kadınlar, topuklu ayakkabı sesleri içerisinde kaybolmuş küçük bir insanım ben. hem benim hem onların gözünde. ancak birisi bana doğru gelirken yönünü değiştirince varlığımın farkına varabiliyorum. ben susuyor gidiyorum. onlar. sokaktalar. halen. yürüyorlar; aceleleri yok ama hızlılar, biraz öfkeliler de belki. ama yürüyorlar, gülüşüyorlar ve sokaktalar halen. saat gecenin ikisi.
selanik caddesinde bir mekanın kapanmasına saniyeler kala bir kadının gülüşüyle aydınlanıyor barın salonu. karşımdaki uzun saçlı, kıvrımlı, küçük göğüslü ve yalan gözlü kadının vodkasına takılıyorum bir ara. ne kadar da yavaş içiyor ve ne kadarda kendisini benimle aldatma isteğiyle bakıyor gözleri. yeniliyorum. saniyeler hala bir anarşi düşüncesi gibi her şeye karşı işliyor. param gidiyor yine her yudumunda. kandırıyorsun, yeniliyorum sana.
yalnız, sokaktakiler yok oluyor bir an, yazamadıklarımı yaşamaktan vazgeçiyorlar. ben başlarken. bana inat hepsi, nefret ediyorlar benden. ben onları seviyorum oysaki. yenilgimi kabul ediyorum, çıkıyoruz bu sefer gülüşen o ve sokakta halen. saat gecenin ikisi…