Bazı ruhlar doğuştan sakattır.
Doğuştan acı çekerler onlar; hüzünleri doğuştandır. Çünkü kaderlerinde bu vardır: Değiştiremezler.
Acı olan bir diğer gerçek ise; zamanla bunu kabullendikleridir.
“Canım yanıyor…” der biri size, siz ise…
“Daha ne gördün ki?”
Dersiniz.
Zaten engelli olan bir ruhu, tamamıyla sakat bırakmaktır bu.
Canı yanan biri; fiziksel değildir bu. Ruhunu sakat bırakan kişiler nereden vurdularsa, oradadır acıyan yerleri.
Ruh sakatlığı dörde ayrılır.
Bacakları, kolları ve dudakları sakat olanlar.
Ve de kalpten sakat olanlar.
Bacak sakatlığı berbattır; insan onca yol katleder hayatı boyunca. Sonra biri gelir, ardından bacaklarını sakat bırakır. Hayallerini ve umutlarını çalıp gider. Olduğun yerde kalırsın. Ne bir ileri, ne bir geri.
Kolları sakat olanlar, bir sanatkârın zihnindeki eseri dünyaya aktaramaması gibidir. Zihnindekini aktaramayan bir sanatkârın ilhamı gittikçe zayıflar, şeffaflaşır.
Çaresizlik ile boynunu eğersin.
Zihni dolu olanlar zamanla aklını yitirir. Kol sakatlığı, aynı zamanda bir zihnin sakat kalmasıdır.
Dudak sakatlığı çok kötüdür. Sonucu zihin sakatlığınınkine benzer. Lâkin arada çok ince bir çizgi vardır.
Bu ruhların sarf edeceği kelimeler zehirlidir. Dudakları sakat olduğundan dolayı dışarı aktaramazlar. Kelimeler yutulduğunda ise… Geriye boş bakışlar, zehirli kan ve de kirli organlar kalır.
Bu ruhlar da bir zaman sonra aklını yitirir.
Sonuncu ve en kötüsü ise… Bir kalbin sakat doğması; veya sonradan felç olmasıdır. Geri dönüşü yoktur. Kalp sakatlığı, içinde hem bacak, hem kol, hem de dudak sakatlığını barındırır. Zamanla tüm hayal ve umutlar kalbin odacıklarında intihar etmeye başlarlar. Ayağa kalkamayan, olaya el atamayan, veyahut bağıramayan kalp, tüm intiharları sessizce izlemek zorundadır. Bu onu zamanla karartır, taşa çevirir. Hissizleşir.
İşte tam olarak bu yüzden, biri size, “Canım yanıyor, iyi değilim.” Dediğinde ona hak verin. “Boş ver.” Demeyin. Çünkü diyebileceğiniz bu iki kelime, bir ruhu daha sakat bırakabilir.
Sesleniyorum, size. Sesleniyorum. Bir ruhun sakatlanışının geri dönüşü yok iken, neden listenize bir ruh daha ekliyorsunuz?
1 comment
Merhaba Zeynep hanım. Bolca kitap okumalısınız. Eseriniz marjinal durmuş lakin verimli bir çalışma göremiyorum. Klasik betimlemeler kullanarak farkındalık yaratmaya çalışmışsınız. İnanıyorum ki yazmaya devam ettikçe çok güzel bir roman yazarı olabilirsiniz.