Her çocuğun tanışma hayalleri kurduğu, örnek aldığı, ‘Büyüyünce onun gibi olacağım’ dediği tanınmış bir kişi vardır nitekim benimki de Şebnem Bozoklu’dur. Kendisini, henüz 28 yaş civarındayken canlandırdığı 40’lı yaşlardaki Meliha karakteriyle tanıdığım ve o günden bu güne kendisiyle büyüdüğüm layıkıyla doğrudur, gerçi henüz pek büyümüş sayılmam ama yine de öyle diyebiliriz. O zamanlarda onun üzerine hayran kaldığım şey onu gerçek hayatta da o tarz bir insan olduğunu sanışımda yanılmamdı sanırım. Yani onun aslında normal hayatta bambaşka bir insan olduğunu öğrendiğimde onun ne kadar profesyonel bir oyuncu olduğunu bariz anlamıştım ve bu beni kendisine hayran etmeye yetmiş ve artmıştı bile. O zamanlar çocuğum tabi ama hayallerim çok büyük, oyuncu olacağım herkes beni tanıyacak falan gibi, ondandır onu örnek alışım, onunla büyüyüşüm, onunla okula gidip onunla okuldan gelişim, onunla ders çalışışım… Ama tabi insan büyüdükçe bambaşka yerlere çekiliyor hayalleri, şimdilerde üniversiteyi kazanayım yeter hayalleri uçuşuyor aklımın ucunda, henüz o hayaller bile yerleşmedi mesela. Ve ben hala bu hayalleri kurarken ve gerçekleştirmeyi umarken bile Şebnem Bozoklu’yu örnek almak için çabalıyorum, elbette onu tanımıyorum , okuduğum kadarını ve sadece ekranlara yansıttığı kadarını biliyorum fakat bunlar dışında pek değişik bir insan olduğunu düşünmüyorum yani en kısasından o tamda benim tanıdığım gibi bir insan yani ben öyle düşünüyorum bilmiyorum. Gerçek hayatta, benim klasik hayatımda örnek aldığım insanlar elbette var ama Şebnem ablanın bana örnek olabileceği konular kesinlikle bambaşka. Mesela Şebnem Bozoklu kaç defa ‘Şebnem Bozoklu Gecelerde’ başlığı altında görüntülendi bir düşünelim, eminim ki sayabileceğimiz kadar az çünkü o evinde misafir ağırlamayı seviyor ve misafiri hiç eksik olmuyor, işte ben onun misafirperverliğini örnek almak istiyorum. Mesela siz Şebnem Bozoklu’nun hangi role giremediğini, bocaladığını gördünüz ? Ben görmedim, göremedim. İşte ben Şebnem Bozoklu’nun bu işine önem veren ve her aldığı işin en iyisini yapan yönünü örnek almak istiyorum. Mesela siz Şebnem Bozoklu’yu kaç defa ‘anladın mı ‘ sorusunu sorarken gördünüz ? Ben görmedim, duymadım. İşte ben onun bir şeyi en iyi şekilde anlattığından ve anlaşılmayacak hiçbir dolambaçlı cümle kullanmadığından emin oluşunu örnek almak istiyorum. Peki siz Şebnem Bozoklu’nun kaç kere kahveyi geri çevirdiğini gördünüz veyahut işittiniz ? Benim görmem pek mümkün değil ama işitmeye gelince hiç işitmedim de, zaten duysam da görsem de inanmam mümkün olmaz biliyorum ve işte ben onun sevdiği şeylere böyle bağlanışını örnek almak istiyorum. Bunlar dışında saymaya cümlelerimin yetmediği bir sürü özelliği de var elbette. Mesela hiçbir zaman onun kadar iyi bir oyuncu olamayacağım veya hiçbir zaman onun gibi güzel gülemeyeceğim. Peki bunlar beni mutsuz ediyor mu ? Elbette etmiyor çünkü eğer onun gibi iyi bir oyuncu olup onun gibi güzel gülebilseydim benim için onun ne farkı kalırdı ki ? Öyle işte, öyle ya da böyle bu kadınla büyüdüm ben, sokaklarda çamurcuk oynadığımızı anımsıyorum, körebe de beni hep o yakalıyordu, saklambaçta ben onu hiç bulamazdım, ip atlarken sıra ona geldiğinde onu kimse görmezdi mesela ama ben bilirdim onun orada olduğunu, inanırdım. Ve ne hikmetse hala inanırım onlu kurulan hayallere…
