Selam ben emre
ismimi kendime ben vermek isterdim
yine de benim adım emre
çok emre geldi geçti dimi
ben kimim ki?
Zerre
Zerrecik
Emrecik
Selam ben emre, adım polis raporlarına karıştı
beni başka emreyle karıştırdılar
aklımı karıştırdılar
Selam ben emre, Dünya’yı karışlayacaktım
alnımı karışladılar
Karşımdakilere ve yanımdan uzak yanlarıma şiir yazdım
içine pul biber attım
yazdım elim yandı
okudum dilim
Ben emre, yaşadım yaşayamadım
yanımda kimse kalmadı
yalnız çay söyledim
içine kendimi attım
içtim içim yandı
tuttum elim
Selam ben emre, plastikleri ve demirleri reddettim
tahtadan bir gemi bir ev istedim
tuttular ağaçları kestiler
tuttular nefesimi kestiler
siyah çöp poşetlerine koydular emreyi
Benim adım emre
adımı dört bucağa yazacaktım
dört duvara çentik ata kaldım
demir parmaklıklar çektiler gözümün içine
kavuşmak için sevdiklerime
kalbime çentik ata kaldım
Selam ben emre
kaçamadım yaşamaktan kanadım kırıldı uçamadım
bildiğim tüm doğrular göğe yükseldiler
yüksek duvarlardan atlardım çocukken
çocuk dizlerim kanadılar
kanadı doğrular
Ben emre
göğe yükseldim
dikenli tellere takıldı dizleri kanlı çocukluğum
ipi kopmuş uçurtmaydı özgürlüğüm
rüzgar kanadı
Selam ben emre
güneşe umut bağladım
annem güzel günlerden bahsetti
umudu güneşten kestim güzel günlere bağladım
saatime dilek ipi bağladım
leylek gördüm ağladım
martı gördüm ağladım
Adım emre, doğarken ağladım..