
Biz birbirimizden gideli çok olmuştu. Sen “Bitti.” dediğinde, ben kabul ettiğimde bitmiştik. Her şeyi unutup yaşamaya yeniden devam ettiğimizde, yeni insanlar, yeni umutlar aramaya başladığımızda biz yoktuk artık. Belki ara sıra düşünüyorduk eski günleri. İki damla yaş süzülüyordu yanaklarımıza. Sonra birbirimizin gözlerini görüyorduk düşlerimizde ve düşlerimize düşüyorduk. Yara alıyorduk hayattan, yetmezmiş gibi düşlerde de yaralanıyorduk. Belki de bizim için sevmek böyleydi lügatlarda. Her düş gibi gözlerin de buğulanıyordu ve hayat devam ediyordu.
Mavi bir gün doğduğunda “Keşke bitmeseydi…” ya da ” Gerçekten bitti mi?” dediğimiz oluyordu. Fakat çok sürmüyordu cevabı bulması. Biz biteli çok olmuştu. Ben gözlerimi gözlerinden ayırdığımda, sen gözlerime bakamadığında bitmiştik mesela. Önce sen sonra ben kalplerimizi bir kenara bıraktığımızda, biz yoktuk artık.
Yeni hayatımıza alışana kadar, hayal kurmayı unutana kadar vardık ve hatırladık birbirimizi. Ben fotoğrafına bakarken gözlerimde yaş bulamadığımda; sen ise gözlerimin rengini unuttuğunda biz yoktuk artık.
İki ayrı hayat, iki ayrı insan olmuştuk.
Sen ve ben olmuştuk.
Sen ve ben…