Bir sevgiliye, daha doğrusu bir sevgiye nasıl veda edebilir ki bir insan. Yada içindeki sevgiyi nasıl bırakıp bir köşeye atabilir ki.
Yeni sigaraya başlayan lise talebelerinin en kuytu yerlerde sigara içmesi gibiydi; içimdeki seni kusmak. Yasakların çiğnendiğini, insanlara gerekli değerlerin verilmediği bu zamanlarda nasıl sağlıklı düşünür ki insan. Sana dair herşeyi silip bir köşeye oturmalıyım değil mi ? Belki de böyle bir duygu yaşamadığım gerçeğidir de ondan öyle geliyordur bana.
Sözlüğümden sözcükler eksilmiş diyorsun sevgili, söyleyecek söz bırakmamışken.
Herşeyin çok zor olduğu bu günlerde elimi bırakmamalısın. Gidişin sadece bedenimi uyuşturuyor. Kafamın içindekiler değişmeyen bir saçmalık.
Ölümü sakınmaktan çok arayan bu gözlerimin manasız bakışlarıydı içimdeki seni öldürmek. Ve susuyor konuşamıyordum sana. Artık sigaralar daha çok içiliyor bilirsin. Alkollerin çok tüketildiği bu günlerde unutmamalıyım seni. Unutmamalıyım işte.!
Sakınıyorum seni herkeslerden, herkes gibi olma diye. Kapanıyorum evime, kimseleri görmeyeyim diye. Hep sonradan gelir benim aklim başıma ama bu kez aklım başımda değil.
Bu bir rüya dimi. Birazdan uyanacağız ve sen beni uyandıramadığın için işe geç kalacağım her zaman ki gibi. Yok, yok bu gerçeğin ta kendisi, gerçek bir veda, gerçek bir ayrılık. Ben vedaları pek beceremem bilirsin. Sana nasıl hoşcakal demeliyim onu da inan bilmiyorum. Diyemem bilirsin, senin kadar güçlü olamadım.
Ben senin beni bıraktığın yerden nereye gideceğini bilemeyen aptal aşık olarak kaldım.
Bugun herşeyi bir köşeye bıraktım ve senden bu kez gidiyorum.
Elveda MAVİ.
