Sevmek…
Bize yakışmaz sevmek. Gelene acaba gider mi? ,gidene acaba gelir mi? Diye bakmak bize yakışmaz. Yakışmaz terazi misali mutlu olmak için ondan kısıp ona vermek. Yakışmamalıda zaten kırıcı sözler, güvensizlikler bize. Biz sevmemeliyiz bu ihtimalleri barındıran herhangi birini ve biz düşmemeliyiz bir var olup aslında hiç olmamışların sahteliklerine. Biz çiçekleri sevmeliyiz, geleceği günü de gideceği günüde bildiğimiz. Hem onlar kesin dönerler bilirsiniz. Biz doğan ayı, sönen yıldızları sevmeliyiz, zincirleme mutluluğumuz olmalı onlar bizim.. Biz gökyüzünü sevmeliyiz hemde her renkte. Mavi,kırmızı,sarı.. Her sabah pencereden girip yanağımızdan öpen, sıcaklığıyla açılmış üstümüzü örten güneşi sevmeliyiz. Özlemekse, göç eden kuşları özlemeliyiz, geldiği günü şarkılarla taçlandıran. Öyle gidipde ne zaman döneceği belli olmayan insanları özlememeliyiz biz. Yakışmaz bize. Biz ilkbahar da sonbaharı, yaz da kışı özlemeliyiz. Çetele tutmalıyız büyük buluşmalarımıza.. Biz seveceksek büyük sevmeliyiz, küçük kalpleriyle büyük aşkı yaşamaya değilde, büyük kalplerle küçük aşkları istifleyenleri sevmeliyiz. Böyle yakışır sevmek bize..