Sevmek nedir, sevgi nedir arkadaşlar?
Bunları biliyor muyuz gerçekten? Bu kelimelerin ne anlama geldiğini biliyor muyuz?
Bunlar bizim dilimizde olan fakat o kadar sıradanlaşmış kelimeler ki, hiç durup düşünmedik üzerinde. Kimse sormadı bize sevgi nedir diye, sevmek nedir diye, direk seviyor musun dediler. İşte bundan dolayı kolay oldu sevmeler, bundan dolayı çıkmıyor artık Leyla ile Mecnun’lar, Kerem İle Aslı’lar ve Ferhat ile Şirin’ler.
Evet işte direk seviyor musun dediler bize, hiç düşünmeden seviyorum dedik bizde ya da daha kötüsünü yaptık, hiç düşünmeden “sevmiyorum” dedik. Ne kadar kalp kırdığımızı ne kadar geri dönüşü olmayan yollara girdiğimizi fark etmeden…
Sevginin bize ne olduğunu öğretmediler…
Öğretmediler ve işte bu yüzden artık toplumda tek gecelik, kişiliksiz bir sevgi türü doğmaya başladı. Herkes bir amaç uğruna birbirine seni seviyorum demeye başladı, gerçek sevgi bu muydu peki?
Hayır hayır… Kesinlikle sevgi bu değildi. Sevgi;
Sevdiğine bakmaya kıyamamaktı,
Onun elini tutunca, sevinçten havalara uçmaktı,
Onun gözlerine dalınca, nerede olduğunu unutmaktı,
Onun canı incimesin diye ölümü bile göze almaktı.
Evet, işte gerçek sevgi buydu arkadaşlar. Ama hep diyoruz ya, “nerede o eski günler”, “nerede o eski bayramlar” diye aslında artık şunu dilimize dolamanın vakti geldi de geçiyor bile:
“NERDE O ESKİ SEVDALAR”…