Saat gecenin yarısına varmak üzereydi bira şişesinin yarıya ulaştığı, gözlerimin uykuya dalmak için benimle adeta savaşa tutuştuğu bu zamanda şeytan gözlerine görünmeye başladı.
İlk dakikalarda sadece yüzüme bakıp hafif gülümseyen şeytan ilerleyen dakikalarda iyice yanıma yaklaşıp karşı sandalyeye oturu verdi. Engel olmaya niyet ettiysemde başıma vuran uyku sebebiyle bir turlu atağa kalkamadim.
Sadece uyku değildi başımın belası, aynı zamanda tarifi imkânsız ince ve sert bir ağrı da vardı. Basılı doğrultmaya dahi imkân vermeyen bir ağrı vardı
Basım önde bir şekilde şeytana seslendim!!
“Hey hemen buradan defolup git!!! Seni istemiyorum odamda, defolup git ve kapıyı örtmeyi de unutma.”
Sessizlik ile cevap verdi bana, sıkıcı ve birazda gizemli bir sessizlikle.
Hemen sinirli bir şekilde Dediklerimi tekrarladim!!
” Dur” dedi ve devam etti.
” Biran bitmek üzere ve kaçan halen oldukça kalabalık neden ? Bira yı bitirmiyorsun? ”
Defol git diye yanıtladım !
Oturduğu yerden kalkarak etrafımda dolaşmaya başladı.
İki eli cebinde, yüzünde bir sırıtışı ve haince bakan gözleri ile etrafımda daireler çizerek dolaşıyordu.
Ben ise iyice yorgun düşmüş bir şekilde masada bir elim bira şişesinde kafam ise aşağıya bakar şekilde oturup dusunuyordum.
Acaba o kadar insan dururken neden şeytan benim evime konuk oldu? diye sanırım büyük bir günah işledim, sanırım bu bir ceza, sanırım ben lanetli ve ise yaramaz birinin tekiyim.
Ben bunları düşünürken o ise yorulmuş olmalı ki birden gözden kayboldu.
Bu durumu fırsat bilip bira yı kafama dikerek bitirip koşar adım yatağa girip yorganı da kafama kadar çekip uykuya dalmaya çalıştım.
Heryeri karartmis tim ve gozlerimide işi sağlama almak için kapatmış, işimi sağlama almıştım. Bir daha o lanet yaratığı görmek istemiyordum.
Uykuya dalmak üzereyken birden bir hayale daldim hayalimde:
Şehrin en karanlık kosesinde bir çukurda yatıyor dum. Ne kıpırdayabiliyor, nede konuşabiliyordum.
Sadece gökyüzü ne bakıp duruyordum.
Birden yine göründü o sırıtan yüzü.
Bu sefer gafil avlamıştı beni ne kıpırdayabiliyor nede konuşabiliyordum.
Derken başladı konuşmaya.
“İnsanlarda bahsedeceğim sana benden bile daha tehlikeli olan insanlardan”. Diyerek başladı konuşmaya.
Biliyor musun bu güne kadar bir çok kez acaba gerçekten şeytan ben miyim ? Yoksa insanlar mi ? Diye kendime soru sordum. Ve cevabıda aslında bu soruyu kendime sorduğumda n dolayı evet olarak en başından beri vermiştim.
Bir gün bana durumda yakalanabileceğini hiç dusunmenin değilmi ?
Ama bu ilk değil di tüm insanları her zaman, en ufak açıklarında böyle gafil avlarım. Ne ses nede serdaları çıkar. Öylece hareketsizce bekler ve beni dinlerler.
Sen ilk önce kaçmaya çalıştığın için sana vereceğim acı daha fazla olacak. Her uyandığında aklına o kötü şüpheyi getireceğim, her gün aklında olacak ve kafani yastığa koyar koymaz aklına gelecek yine, hatta uykuda bile bu konuda sana acı çektireceğim. Rüyalarında bunu göreceksin ve bu şekilde hayatını mahvedecegim.
Kurtulmak için boşuna çaba sarefetme kurtulamaz iyilesemzsin. Ve buna mecbur kalacaksın.
Benden daha fazla kötü olduğunuz için ben , şeytan sizlere bu şekilde acı çektirirken bir yandada zafer hataları atarak bunu kutlayacagim.
Taki öldüğünüz zaman. İşte o zaman size lanet bir hayat yaşattığım için mutlu olacağım ve işte o zaman sizden daha kötü sizden daha acımasız olduğum için ben kazanacağım.