Soğuk bir iklimin ortasında elbisesiz kalmış gibiyim hevesim kırılmış umudum yıkılmış kısacası yerle bir olmuşum. Üşüyorum tir tir titriyorum. Ne yazık ki üşümem havadan değil insanlardan, elbisesiz kalışım elbisesizliğimden değil insanların bu kadar nankör olmasından. Elbiseden daha sıcak tutan bir elden, bir sarılmaktan uzaktan da olsa bir kez gözlerimin içine bakılmamasından.
Verdiklerim karşısında almamazlık yapmazken serçe parmağımın ucu kadar mutluluğu, huzuru bana çok görmelerinden. Görmek dedim pardon . Onlar ne anlar görmekten, onlar sadece nesneleri görürler, duygular onlar için görünmez saçmalıklardır. Sarılmak anlamsız, gözlerinde birbirlerini görüp birlikteyken var olmanın güzelliğinden habersiz, üşüyen iki elin birbiriyle ısı alışverişi yaptığını sanarken hayata tutunduğunun farkında olmayan, aslında anlamsız olanın kendilerinin olduğunu bilmeyen insanlar yüzünden çizilmiş bir dram tablosudur bu. İnsan dedim galiba az önce af buyurun onlara insan demek pekte doğru bir kavram değil bence. Bilirsiniz ki insanlar düşünebilen yorum yapabilen duygulanabilen vicdanları olan canlılardır her nefes alana her eli kolu alana insan dersek sonumuz kaçınılmaz hüsrana uğramaktır, asla ve asla mutluluğa uğramamaktır. Gerçi alıştık bunlara der gibisiniz sizde sanki alıştık alışmasına da bu kaçıncı deprem bu kaçıncı hüsran…
Mükemmel insan değiliz ki her şeye boyun eğelim sabırlı olalım.Anlaşılmak istiyor herkes. Nedir bu anlaşılmak nedir yani. Ağızlardan hiç düşmeyen hep bir anlaşılmamak olgusu. Anlamak ,düşünmek ,hissetmek ve empati yapabilmek kısacası insan olabilmek çok mu zor acaba ?
Bence zor falan değil olmamalıda. Karşınızda sizi seven her an birlikte olmak isteyen bir insan varsa ve o insan sizin için sıradan biri değil ise sizinde aynı şeyleri ona hissetmeniz kaçınılmaz olmalıdır ama kaçınılmaz olandan kendinizi zorla kaçırırsanız siyah tablolar çizmeye devam eder hayata geceden bakmaktan kurtulamaz gün ışığını göremezsiniz.Kısacası rengarenk kalemlerle yazdığınız hikayeyi siyah bir perde tutarak okursunuz tabi okumaya gücünüz yeter vicdanınız el verirse.