Kayıt Ol
Oca 28, 2015
3277 Views
0 0

Sonu olmayan aşk masalımız…

Written by

Siz bayım;
Hayatıma girişiniz güneşle ayın dansı gibiydi…
Güneş gitse gökyüzünden,ay gelirdi onun yerine
Isıtamazdı belki güneş kadar.Olsun
Yolumuzu bulurduk ya onun ışığıyla. Kaybolmazdık.
Ahh… Ne güzeldik ay ışığında biz
Gözlerin… Onlar, hem güneşin sıcaklığı hem ayın o büyülü ışığı kadar güzellerdi…
Ben şimdi herhangi bir yerde sizi düşlüyorum.
Siz şaraptan sonra gelen aşk gibiydiniz, hep bir yerde bir şekilde biterdin.
Ben sizin idim bayım.
Eşiniz,dostunuz,anneniz,sırdaşınız,hayat arkadaşınız,yoldaşınız,sevgiliniz.
Artık kalbin tam ortasındaki hissedilen acıdan ibarettim.
Ve sonra…
Göçmen kuşların gökyüzündeki özgür ruhları…
Sonra sende katılıyorsun onların arasına
Geçerken uğradığın herhangi bir ülkenin herhangi bir şehri burası, ben ise herhangi biri…
Hadi şu köprüden söz et bana hani mutsuzluğun acı içinde yüzümüze güldüğü o yerden
Kin var bütün kelimelerin altında. Sus sevgilim.
Sessizlikten gelen uğultulu, 5 dakika diyordu.
Ölüm gülüyordu sevgilim.
Ölüm bana gülüyordu Ahhh!
Sessiz acılı ve ıslaktı gülüşün, kan vardı sevgilim, gülüşünde kan vardı.
Ve ölüm bembeyaz gelinliğiyle çıka geldi.Sen bir uçta ben bir uçta öylece bakıyorduk gelişine
Durduramadın ya öyleye kayıp gidiyordum ellerinden. Susturamadın ölümün sesini.
Yıllar sonra… Sen aşkımız… Hasretim…Özlemlerim… Hayallerim…
Hepsi bir hançer gibi takıldı boğazıma
Ellerim bayım. Bembeyazlar. Korkuyorum.
Sen biliyordun. Biz ölürdük ama olamazdık.
Bir şarkı çalıyor sevgilim Vocalise For Violin…
Bu şarkıyı ne zaman duysam, gençliğim geliyor aklıma ve o köprü…
Şimdi bir sen varsın bir de sen yoksun.
Bu çizgiler yıllardır içimde büyüttüğüm sensin… Yaşanamayanlar ve bir daha hiç yaşanmayacak olanlar.
Sen tam da baş ucumdasın. Nasıllar, kızıllıktan ağaran ve her telinde hasreti,aşkı,özlemi taşımaktan yorulan kırlaşmış saçlarım? Söyle konuş benimle, nasıl geçen onca yıllar? Okulun bitti mi? Kaç çocuğun oldu?
Ya değdi mi sevgilim? yaşanması mümkünken yaşanmayan o anlara değdi mi?
Sözlerini hala tutuyorsan eğer,
Kırmızı küçük hayalimizle seni bekliyor olacağım, acele etme. Huzurla gel yanıma sakince. Ben hep önden giderdim işlerin peşine ya, şimdide öyle yapıyorum. Korkma canım yanmıyor. Ağlama
Şimdi sıkıca tut elimden ve bana bak gözlerini hiç ayırma. İşte o anda farkettim ki hiç bir şey kaybedilen onca yılı geri getirmeyecek. Ve Aşk,Sevginin aşamayacağı hiç bir engel yok.
Adam gözlerini kadının gözlerinden bir saniye bile ayırmadı. Kadın ruhunu ve kalbini o yıllarca özlemle beklediği beklerken zaman zaman ümitsizliğe düştüğü soluksuz kaldığı ama vazgeçmediği adama teslim etti. Ve dudaklarından dökülen o iki kelime yıllar geçmesine rağmen gerçekliğinden hiç bir şey kaybettirmemişti… Seni Seviyorum.
Gülümsüyordu kadın yıllar sonra ilk defa…
Ve adam geçmişe dönmek istedi. İlk defa…

bcdc4826d7f4d031c4544eba49f3d4ca_1327070461

Article Categories:
Deneme · Yaratıcı Yazarlık

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.