Kayıt Ol
Haz 28, 2014
1020 Views
0 0

Sunucu Ve Teknoloji

Written by

Geçenlerde br programa denk geldim televizyonda. Açıkça söylemek gerekirse bu ‘komik’ programı unutamıyorum.

İki yetişkinin teknolojiyi masaya yatırdığı bir programdı bu. Sahi haklı veya haksız olsun, sizin çevenizde bu konuyu tartışmayan kaldı mı? Benim kalmadı ve kalmamalı da zaten ona sözüm yok. Tartışmalıyız bu konuyu sabah akşam. Teknoloji konusunda insanlıktan çıktık burası yadsınamaz bir gerçek, bu yüzden tartışmalıyız. İnanın bu insanlıktan çıkma hali abartı bir durum değerlendirmesi değil. Çevrenize göz attığınızda elinde teknolojik aleti olmayan ve o aleti her saniye kullanmayan var mı? Kaldı mı? Duyar gibiyim beklediğim cevapları.

Başlığa dönmem gerekirse… İki sunucu ağabeyimiz var karşımda. Biri diğerine göre biraz daha tecrübeli yaş bakımından. İkisi de, öyle sanıyorum ki, gedikli bu programda. Misafirleri olmuyor, her hafta ya da her gün farklı bir konuya değiniyorlar anladığım kadarıyla. İkisinin de başı genelde önlerindeki tabletlerinde. Biri diğerine soru sorduğunda hemen gömülüyor önündeki alete diğeri. Ki çoğu kez yakalanıyor kameraya da bu halde. Başlarını önlerinden kaldırabildiklerinde bol bol mesaj yolluyorlar gençlere teknoloji konusunda. ‘Daha dikkatli olmalıymış gençler’  mesela onlara göre. Bu bataklığa batmamalı ve yerine ve zamanına göre kullanmalılarmış  gençler teknolojiyi.

Öyle sarmış ki bizi bu teknoloji, farkındalık duygularımızı çoktan almış, götürmüş. Yaşları 40 ile 55 arasında değiştiğini tahmin ettiğim iki sunucu, teknolojiye gömülüp, gençlere teknoloji konusunda dem vurur olmuş. Gerçek anlamda trajikomik bir kareydi sergiledikleri. Benim de buradan dem vuracak halim yok teknolojiye iyi-kötü gömülmüş biri olarak. Her ne kadar azaltmaya çalışsak da bazılarımız, yine de ne kadar mümkünse o kadar azalmakta teknoloji kullanımı.

Bu başlıkta beni bağlayan, söylenenle uygulananın tezat ve komik bir görüntü sergilemesi. Acımayarak ve gülmeyerek destek oluyorum sunuculara ve onlar gibilere.

Ertugrul Tuncay

Yazmak, bir nevi konuşmaktır okuyanla.
Yazmak, içten gelen bir dışavurumdur.
Yazmak, nefes almaktır.
Kısacası yazmak, yaşamaktır.
Avatar

Latest posts by Ertugrul Tuncay (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.