Kayıt Ol
Haz 17, 2014
1409 Views
0 0

Uçurtma

Written by

Duygularımızı, hüzünlerimizi,özlemimizi saklamak için ördüğümüz duvarlardı bizi böyle uzaklaştıran. Yaklaşmaya çalıştıkça çarptığımız duvarlar… Bile bile kaçışlarımız, çıkmaz sokaklarda kayboluşumuz değil miydi ruhumuzu yoran? Oysa rüzgarlı bir sonbahar akşamında sessizce kol kola yürümek yetmez miydi? Gardımızı düşürüp birkaç kelime söylemek yaklaştırmaz mıydı bizi? Yaklaştırırdı elbet.

Bazen sessizce teslim olmak gerek ona. Aradaki duvarları kaldırmak tüm yalınlığınla koşmak yanına.Sevgini anlatmak geç olmadan. Yarın bile geç olabilirken neyi bekliyoruz? Yanında uyumak, sesiyle huzur bulmak varken içimizi yakan özlemimizi gözyaşlarıyla bastırmaya çalışmak neden? Gecelere yenik düşüyor hep gözlerim. Ortalık karardıktan sonra penceremin kenarına oturup yıldızları izliyorum. Kızmıyorum, küsmüyorum, umut etmiyorum. Sadece hatırlıyorum. Anılarım, umutlarım, kollarında huzur bulduğum günlerim saçılıyor etrafa.Ve ben bu kadar özlerken susuyorum.

Gökyüzünün sonsuz maviliğine karışıp özgür olmak isterken dallara takılan uçurtmalar gibiydi hayallerim.Özlüyorum… Seni çok özlüyorum diyordum. O ise acıtıyordu her defasında canımı.Kanatlarımı kırıyordu. Ben uçmak istiyordum. Gökyüzüne karışmak… Özgür olmak… Ama her seferinde dallara takılıp düşüyordum. Gücüm kalmadı artık uğraşmaya, savaşmaya. Bekliyorum sadece. Beni tekrar yanına almasını, yaralarımı sarmasını, acıyan kalbimi, ruhumu öpmesini ve beni sevgisiyle iyileştirmesini bekliyorum.

Latest posts by lavinia (see all)

Article Categories:
Deneme

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.