Kayıt Ol
Oca 2, 2015
1169 Views
0 0

Ufacık Bir Kıvılcım

Written by

Ufacık bir kıvılcıma ihtiyacı vardı. Ufka doğru uzanan hüzünlü bakışlarında değildi belki. Aşka âşık olmasında da değildi. – Hem aşka âşık olmak nasıl bir duyguydu ki?- Sabah kendisi için doğan güneşin batana dek onu izlemesinde de değildi. Bulutların ağlamasında mıydı? Hadi canım sen de! Anlaşıldı. Onda da değildi. Buldum! Yıldızların altında denizin şahitliğinde onunla sevişmesinde miydi? Hayır mı?

Peki, nerede, nerede bu? Bulamıyorum. Kumsalda bulduğu cam şişenin içinden çıkan mektupta mıydı yoksa? Ya da ruhunu kaybettiği yere tekrar gitmiş olmasında mıydı? Sahiden nerede bu? Hiç bu kadar zor durumda kalmamıştım. Etrafımı saran ”soru işaretleri” benimle alay ediyorlardır eminim. Bulamıyorum işte. Ne aradığını bilmeyen gezgin görüntüsü verdiğim apaçık ortada… Pes etmiyorum…

 

…Derken yine üşüşüyor zihnime o akbaba görünümlü ”soru işaretleri”. Omzuna yağan sonbahar yapraklarında mıydı? Aldığım ”hayır” cevabı zihnimin bir düşünce-kırana ihtiyacı olduğunu gösteriyordu. Nasıl bir şey olduğunu bilemiyorum ama kulağa iyi bir kalkan olabileceği düşüncesiyle hoş geliyordu.

Penceresine vuran soğuğa karşı dikenlerine sarılıyor görüntüsü veren, etine dolgun bir kaktüs çiçeğinde miydi yoksa? Hayır mı? Biliyordum. Hem neydi ki sanki aldığım her ”hayır” cevabı başka bir evrende yaşanan mevsimin gün batımı mı? Sorduğum her soru da birer gün doğumu. Daha kaç defa soracağım ki, daha kaç defa güneşi doğuracağım.

Artık soru sormayacağım. – Hayır- ı duymaktan bıktım. Hem kendi kendime yaptığım varsayımlar ne güne duruyor.

Belki kütüphanesindeki ciltleri yıpranmış, sayfaları sararmış 50’ li yıllardan kalan kitaplarındaydı. Belki daktilosunda ki, -isminin de baş harfi olan- ”T” harfinin bozuk olmasındaydı. Aman Tanrım evet! Belki de yazmasındaki sır buydu. Yazdığı her yazılarında ”T” harfinin olduğu kısımları boş bırakıyor ve dolma kalemiyle işe koyuluyordu. Topallayan daktilosunun değnek görevini, mürekkebe susamış bir dolma kalemine gördürüyordu.

Yıllar geçecek. Ve ben hâlâ ondaki bu yazma aşkının nereden geldiğini sorguluyor olacağım. Bazen varsayımımın doğru olduğuna kanaat getireceğim. Bazen de seyretmekten vazgeçemediğim Mavi’ye nerede yanıldığımı sorup, varsayımlarımı arttıracağım. Çok sevdiğim melodiyi dinler gibi. Her gece gözüme kestirdiğim yıldızın sönmesini bekler gibi… Pes etmiyorum…

 

Taner Alp Aydın

yazaralp.tumblr.com

Avatar

Latest posts by Taner Alp Aydın (see all)

Article Tags:
·
Article Categories:
Deneme · Hayata Dair

Leave a Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.